Paris Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (Ville de Lumière) diye de anılmaktadır. ...
Paris Fransa'nın başkenti ve Île-de-France bölgesinin merkezidir ve
Fransa Cumhuriyeti (Fransızca:République Française) ya da kısaca Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa'da ülke. Avrupa Birliği'nin kurucu üyesidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Seine nehri'nin üzerine kurulmuştur. Tüm dünyada anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmış olan Paris aynı zamanda dünya tarihinde önemli bir şehir olmakla birlikte, başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yeralmakta ve uluslarası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmaktadır. Moda ve lüksün dünya başkentidir ve "Işık Şehir" (''Ville de Lumière'') diye de anılmaktadır.
Sen Nehri (Fransızca: Seine) kuzeybatı Fransa'da önemli bir akarsudur. Burgundy'den doğar ve Manş Denizi'ne dökülür. 776 km. uzunluğundaki nehrin debisi ortalama 500 m3/s 'dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
2004 yılında Paris şehir sınırları içindeki nüfusun 2.144.700 kişi olduğu INSEE (''Institut national de la statistique et des études économiques'' - Ulusal istatistik ve ekonomik çalışmalar enstitüsü) tarafından tahmin edilmektedir. 20. yy.'da şehir sınırlarının dışına taşarak büyümüş ve banliyöleriyle birlikte 1999'da 11,1 milyonluk nüfusa ulaşmıştır.
Paris şehrinin özlü sözü
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Latince ''"Fluctuat nec mergitur"'' yani "Sallanır ama batmaz" (
Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı iç içe iki ana bilim dalıdır ve Klasik filoloji olarak bilinmektedir. Latince'nin günümüzdeki önemi bilim dalı olmasıdır; bu nedenle batı dillerinin ve yazınlarının yanı sıra Eskiçağ ve Ortaçağ Tarihi, felsefe tarihi, epigrafi, tiyatro tarihi, Roma Hukuku gibi bir çok alanda, ayrıca Osmanlı arşivlerinde bulunan Latince yazılmış belgeler üzerinde bilimsel araştırma yapmak için gereklidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Fransızca:« Il est battu par les flots sans être submergé »). Şehrin armasındaki ''"Scilicet"'' yani gemiyi anlatmak için kullanılır. Bu gemi Ortaçağ'da şehri yöneten güçlü "Gemiciler" (Nautes) ya da "Su tüccarları"nın kurduğu birliği sembolize eder. Şehrin koruyucusu, 5. yy.'da
Attila'yı şehri yıkmaması için ikna ettiğine inanılan
Azize Geneviève'dir.
Tarihçe
''Ayrıca bakınız:''
Paris'in tarihçesi,
Paris şehirciliğinin tarihi.
Paris adının kaynağı
Paris adını
Galya halklarından
Parisiilerden almaktadır. "Paris" aslında Romalıların "Lutetia" yerine kullandıkları "Civitas Parisiorum" (Parisiilerin şehri) adının zamanla değişmesi sonucu oluşmuştur. ''Paris'' aynı zamanda şehrin etrafındaki yöreye de ("Parisis") verilen isim olmuştur.
Cormeilles-en-Parisis ve
Fontenay-en-Parisis gibi şehirlerin isimlerinde buna rastlanır.
Bu adın kaynağı tam olarak bilinememektadir. Paris bölgesinde çokça bulunan taş ocaklarına istinaden
Galce ''"kwar"'' (''
taş ocağı'') kelimesinden geliyor olabilir. Başka etimolojilerde önerilmiştir.
Pierre Hubac ve
Cheikh Anta Diop'a göre, Parisiilerin adı
Mısır tanrıçası
İsis'ten gelmektedir çünkü Paris bölgesinde İsis'e adanmış bir çok tapınak ya da Eski Mısır dilinde ''"per Isis"'' bulunmaktaydı. Bir efsane de Paris adını dalgalar altında kalıp denize batan efsanevi
Ys şehriyle birlikte anar.
Maurice Druon ''"Paris de César à Saint Louis"'' (Sezar'dan St.Louis'ye kadar Paris) adlı kitabında Paris adının
Galce ''"par"'' (gemi) sözcüğünden geldiğini iddia eder. Şekli gemiye benzeyen, su üzerine kurulmuş, geçimini suya borçlu olan ve ismini de belki sudan almış olan bir şehir. Bir ada olan Lutèce'in refahı "gemiciler" tarafından sağlanıyordu ve bu gemicilerin sembolü olan gemi de şehir armasını oluşturmuştur.
Tarihöncesi
Seine nehri kıyılarında yapılan teraslama çalışmaları sırasında bulunan oymataş el aletlerinin gösterdiği gibi Paris kent alanı yaklaşık 40.000 yıldır insanlar tarafından yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.
En önemli arkeolojik bulgular
12nci bölge'de 1991 yılında ortaya çıkartılan Paris bölgesindeki en eski kalıcı insan yerleşimine ait kalıntılardır.
Bercy'de yapılan altyapı çalışmaları sırasında MÖ 4.000 ile 3.800 yılları arasında avcılık dönemine ait Seine nehrinin eski kıyısında yerleşik bir köyün izlerine rastlanmıştır. Bu kalıntılar çok önemli arkeolojik değere sahip olan bir çok tahtadan oyma kayık, topraktan çanak çömlek, ok ve yaylar, kemşk ve taştan aletlerdi.
Diğer buluşlar da 14ncü bölge ile 13ncü bölge arasındaki sukemerleridir.
Antik Çağ
Tarihöncesi yerleşimlerle Galya-Roma dönemi arasında olup bitenler hakkında pek bir şey bilinememektedir. Tek emin olunan nokta
Sezar'ın birlikleri ülkede dolaşırken bölgenin hâkimlerinin hala
Parisiiler olduğudur. Bazıları Parisiilerin Paris'i kurmasının tarihi olarak MÖ 250 ile 200 yılları arasını göstermektedir ancak önemli kanıtları yoktur. MÖ 52 yılında
Jül Sezar'ın teğmeni
Labienus Paris şehrini ele geçirdiğinde
Romalılar tarafından ''"Lutetia"'' (
Fransızcası: Lutèce) diye adlandırılmıştır.
Galya'nın başkenti görevini ''Lugdunum'' (
Lyon) şehri yapmaktaydı. O zamanki Galya şehrinin tam olarak nerede yerleştiği konusunda kesin bilgi yoktur. Uzun süre buranın
île de la Cité'de olduğu düşünülmüştür ancak
metro çalışmaları nedeniyle baştan aşağı bu adada kazı çalışmalrı yapılmış ve hiç bir ize rastlanmamıştır. Galya şehri
île Saint-Louis'de ya da bugün artık karşı kıyı ile birleşmiş olan ve
Bièvre nehri'nin yarattığı delta üzerinde bulunmuş olan bir adada da bulunmuş olabilir. Çok tartışılan başka bir varsayıma göre ise ilk kurulan Galya köyünün
Nanterre'deki
Valérien tepesi'nden çok uzak olmadığı yönündedir.
Roma şehri 1. yy.'da nehrin sol kıyısına kurulmuştur. Şehrin
Saint-Germain Bulvarı'ndan Val-de-Grâce'a ve ''rue Descartes'' 'tan
jardins du Luxembourg'a kadar uzandığı düşünülmektedir. Lutèce şehri bir ''
cardo'' (Roma şehirlerinde kuzey-güney doğrultusundaki ana cadde) olan ''rue Saint-Jacques'' çevresinde dik kesen sokaklardan oluşan bir şehir yapısıyla yerleşmişti. Roma şehirlerinde olduğu gibi forum, hamamlar, tiyatro, arena ve nekropol bu şehirde bulunmaktaydı.
Orta Çağ
Paris şu andaki adını 5. yy.'da alır ve
Romalılar'a karşı elde ettiği zaferin ardından
Frankların kralı
Merovenj hanedanından
I. Clovis 508 yılında Paris'e yerleşerek burayı başkenti yapar. Nehrin sağ kıyısına 6. yy.'dan itibaren bir kilisenin kurulduğu dikkat çeker: Saint-Gervais kilisesi (günümüzde ''Hôtel de ville'' 'in arkasında bulunmaktadır. 9. yy.'da Saint-Gervais ve Saint-Germain-l'Auxerrois kiliselerinin (günümüzde Louvre'un yakınında bulunmaktadır) çevresinde koruma amaçlı duvarlar inşa edilmiştir. Nehrin sol kıyısı
885 yılında
Vikingler tarafından tamamen yokedilmiştir. Taht
987 yılında
Capet hanedanına geçti.
Paris,
orleans şehri ile birlikte bu hanedanın kişisel serveti içinde yer alıyordu. Bu hanedanın atası
I. Eudes şehri
Vikingler'e karşı savunmasıyla ünlenmiştir.
Ayrıca bakınız
Fransa Eyfel Kulesi
Bu makale, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu
Vikipedi'deki Paris maddesinden kopyalanmıştır. Bu makale,
GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında özgürce kullanılabilir.
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.