Yavuz Sultan Selim Osmanlý sultanlarýnýn dokuzuncusu, Ýslam halifelerinin yetmiþ dördüncüsü. Sultan Ýkinci Bayezid'in oðlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aiþe Hatundur. 1470 yýlýnda Amasya'da doðdu. Þehzadeliðinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öðrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliðini öðrenmesi için, þehzadeliðinde Trabzon Valiliðine gönderildi. ...
 Yavuz Sultan Selim
8 sene padiþahlýk yaptý |
Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 10 Ekim Gregorian Takvimine göre yýlýn 283. günüdür. Sonraki sene için 82 (Artýk yýllarda 83) gün var.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
1470 günü doðdu. Babasý
1470 yýlý olaylarý, ölümler, doðumlar ve diðer önemli geliþmeler
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Sultan Ýkinci Bayezid, annesi Gülbahar Hatun'dur. Gülbahar Hatun
Sultan Ýkinci Bayezid sekizinci Osmanlý padiþahý. Fatih Sultan Mehmed’in iki oðlundan büyüðüdür. 1447 yýlýnda doðdu. Küçük yaþtan itibaren tam bir ihtimamla yetiþtirilen þehzade Bayezid, devrin en kýymetli alimleri elinde tahsil gördü. Yedi yaþýndayken, Hadým Ali Paþa nezaretinde Amasya valisi oldu. 1473 Otlukbeli Savaþýna sað kol kumandaný olarak katýldý. Babasý Fatih, 3 Mayýs 1481 tarihinde sefere giderken Gebze’de vefat edince, 20 Mayýs 1481’de tahta çýktý.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Dulkadiroðullarý beyliðindendir. Yavuz Sultan Selim, uzun boylu, geniþ omuzlu, kalýn kemikli, omuzlarýnýn arasý geniþ, yuvarlak baþlý, kýrmýzý yüzlü, uzun býyýklý ve yiðit bir padiþahtý. Sert tabiatlý ve cesurdu. Kuvvetli bir ilim tahsili yapmýþtý.
Babasý
Dulkadiroðullarý, 14. asýrdan 16. asrýn ilk yarýlarýna kadar Anadolu tarihinde önemli rol oynayan Oðuzlar'ýn Bozok koluna baðlý bir Türk hanedanýdýr.
Anadolu'ya, Hasan Dulkadir adlý bir beyin idaresinde gelen ve sonradan beyliðin çekirdeðini meydana getiren bu ilk grubun, Maraþ ve Elbistan arasýndaki yaylalýk bölgeye yerleþtikleri ve daha sonra geniþ bir alana yayýldýklarý anlaþýlmaktadýr.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Sultan Ýkinci Bayezid, padiþah olduktan sonra, askeri sevk ve devlet idareciliðini öðrenmesi için, Þehzade Selim'i Trabzon Sancaðý'na tayin etti. Þehzade Selim, Trabzon'da devlet iþlerinin yanýnda, ilimle uðraþýr ve büyük alim Mevlana Abdülhalim Efendi'nin derslerini takip ederdi. Trabzon'u çok güzel idare eden Þehzade Selim'in bu arada komþu devletler de iliþkisi oldu. Valiliði sýrasýnda Trabzon halkýný rahat býrakmayan Gürcüler üzerine üç sefer yaptý. En önemlisi olan Kütayis seferinde
Kars,
Erzurum,
Artvin illeri ile birçok yeri fethederek Osmanlý topraklarýna kattý (1508). Buralarda yaþayan Gürcülerin hepsi müslüman oldular.
Çok güzel ata biniyor, devrin en meþhur silahþörlerini alt edecek kadar iyi kýlýç kullanýyordu. Güreþmekte, ok ve yay yapmada üstüne yoktu. Harpten hoþlanmakla beraber çok ince bir ruha da sahipti. Çok mütevazi bir kiþiliðe sahip olan Yavuz Sultan Selim, her öðün yemekte tek çeþit yemek yerdi ve aðaçtan tabaklar kullanýrdý. Gösteriþten hoþlanmaz, devlet malýný israf etmezdi. Babasýndan devraldýðý tatminkar hazineyi aðzýna kadar doldurdu. Hazinenin kapýsýný mühürledikten sonra, söyle vasiyet etti: "Benim altýnla doldurduðum hazineyi, torunlarýmdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Humayun benim mührümle mühürlensin." Bu vasiyet tutuldu. O tarihten sonra gelen padiþahlarýn hiçbiri hazineyi dolduramadýðýndan, hazinenin kapýsý daima Yavuz'un mührüyle mühürlendi. Yavuz Sultan Selim, atalarý hep sakal uzattýklarý halde sakalýný keserdi. Bunun sebebini soranlara "Sakalýmý ele vermemek için kesiyorum" dediði rivayet edilir. Bir kulaðýna da küpe takardý. 22 Eylül 1520'de "Aslan Pençesi" denilen bir çýban yüzünden henüz 30 yaþýnda iken vefat etti. Hayatýnýn son dakikalarýnda
Yasin-i Þerif okuyordu.
Kanuni Sultan Süleyman,
Fatih Camii'nde babasýnýn cenaze namazýný kýldýktan sonra, onu Sultan Selim Camii avlusundaki türbeye defnettirdi. Tarihçiler, Yavuz Sultan Selim'i sekiz yýla seksen yýllýk iþ sýðdýrmýþ büyük bir padiþah olarak deðerlendirdiler.
Çaldýran Savaþý
Yavuz Sultan Selim, babasý
Sultan Ýkinci Bayezid ve kardeþleri ile taht mücadeleleri vererek tahta çýktýðýnda, Osmanlý Devleti sýkýntýlý bir dönem yaþýyordu. Bu bunalýmlý dönemin en büyük sebebi Doðu'daki Þii-Safevi Devletiydi. Bu devletin ortadan kalkmasýyla huzur saðlanacak ve
Türkistan yolu Osmanlýlara açýlacaktý. Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacý doðudaki bütün
Türk Ýslam devletlerini tek bir devlet çatýsý altýnda birleþtirmekti. Yavuz Sultan Selim, 1514 yýlý baharýnda ordusuyla birlikte Ýran seferine çýktý. Osmanlý kuvvetleri,
Erzincan'dan
Tebriz'e doðru yürüyüþüne devam etti. Çaldýran'da 23 Aðustos 1514'te yapýlan savaþta Osmanlý kuvvetleri büyük bir zafer kazanýrken, Safeviler bozguna uðradýlar. Þah, kaçarak hayatýný zor kurtardý. Yavuz yoluna devam ederek Tebriz'e girdi. Þehirdeki birçok sanatçý ve ilim adamý Ýstanbul'a gönderildi. Bu zafer sonucunda Þah Ýsmail eski prestijini kaybetti. Bu sayede Doðu Anadolu'da Osmanlýlar için bir tehlike kalmamýþ oldu. 15 Eylül 1514'te de Tebriz'den Karabað'a hareket eden Yavuz'un amacý, kýþý orada geçirip, baharda
Ýran'ý tümüyle almaktý. Ancak þartlar müsait olmadýðý için
Amasya'ya gidildi. Çaldýran Zaferi'nden sonra, Erzincan, Bayburt kesin olarak Osmanlý hakimiyetine geçti. Kemah kalesi alýndý. 12 Haziran 1515'de kazanýlan Turnadað zaferi ile Dulkadiroðlu beyliðine son verildi.
Diyarbakýr,
Mardin ve
Bitlis Osmanlý hakimiyetine girdi. Böylece Anadolu'da Türk birliði saðlanmýþ oldu.
Mercidabýk Zaferi
Fatih Sultan Mehmed devrinden kalan anlaþmazlýk ve Ýran Seferi, Mýsýrlýlarýn ve
Safevilerin ittifak yapmalarýna neden oldu. Yavuz Sultan Selim, bu ittifakýn yapýlacaðýný öðrenince Mýsýr seferine karar verdi. Yavuz Sultan Selim,
5 Haziran 1516'da Mýsýr seferine çýktý.
27 Temmuz günü Osmanlý Ordusu Mýsýr sýnýrýna dayanmýþtý. Mýsýr Sultanlýðýna baðlý
Antep (
18 Aðustos 1516) ve Besni (
19 Aðustos 1516) kaleleri birer gün arayla teslim oldular. Ancak asýl savaþ
24 Aðustos 1516'da
Mercidabýk'da oldu. Mýsýr Ordusu Osmanlýlarýn ezici top ateþi karþýsýnda fazla dayanamadý.
Mýsýr hükümdarý
Gansu Gavri ölü olarak bulundu. Kazanýlan
Mercidabýk zaferi sonunda Suriye'nin kapýlarý Osmanlýlara açýlmýþ oldu.
Memlukler ve Ridaniye Zaferi
28 Aðustos 1516'da
Halep'e giren Yavuz Sultan Selim hiçbir direnmeyle karþýlaþmadan þehri teslim aldý. Hama (19 Eylül 1516), Humus (21 Eylül 1516) ve Þam (27 Eylül 1516) ayný þekilde teslim olurken, Lübnan emirleri de Osmanlý hakimiyetini kabul ettiler. Yoluna devam eden Yavuz
30 Aralýk 1516'da
Kudüs'e,
2 Ocak 1517'de
Gazze'ye girdi.
Mercidabýk Savaþý'ndan sonra Mýsýr'ýn baþýna
Tumanbay geçti. Tumanbay Osmanlý hakimiyetini kabul etmediði gibi, barýþ teklifi için gelen Osmanlý elçisini öldürmüþ ve Venediklilerden top ve silah alarak Ridaniye'de kuvvetli bir savunma hattý kurmuþtu. Yavuz Sultan Selim, ordusuyla birlikte, ilkçaðdan beri hiçbir komutanýn cebren geçemediði Sina çölünü 13 günde geçerek, Ridaniye'de Mýsýr Ordusu ile karþýlaþtý. Mýsýr Ordusu'na, El-Mukaddam Daðýnýn etrafýný dolaþarak güneyden saldýran Yavuz Sultan Selim, bu manevra sayesinde Mýsýr Ordusunun yönleri sabit olan toplarýný etkisiz hale getirdi. 22 Ocak 1517'de
Ridaniye Zaferi kazanýldý. Bu zaferle birlikte
Memlük Devleti tarihe karýþtý.
Halife Yuvuz Sultan Selim
24 Ocak 1517'de Kahire alýndý. 4 Þubat 1517'de Yavuz büyük bir törenle Kahire'ye girdi ve Mýsýr Memlüklerine baðlý Abbasi halifeliðine son verdi. Yakalanan Tumanbay idam edildi. Mýsýr Seferi sonunda Suriye,
Filistin ve Mýsýr Osmanlý hakimiyetine girdi. Ayrýca
Hicaz ve yöresi de Osmanlý topraklarýna katýldý. Doðu ticaret yollarý tamamen Osmanlýlarýn eline geçti. Elde edilen ganimetler ve alýnan vergilerle Osmanlý Hazinesi doldu. 6 Temmuz 1517'de Emanet-i Mukaddese (
Mukaddes Emanetler) denilen ve aralarýnda Hz.Muhammed'in (S.A.V) hýrkasý, diþi, sancaðý ve kýlýcý da bulunan eþyalarý, Hicaz'dan Yavuz Sultan Selim'e gönderildi. 29 Aðustos 1516'da Hilafet Abbasi soyundan Osmanlý Soyuna geçti. Yavuz Sultan Selim,
Ayasofya Camii'nde yapýlan bir törenle, son Abbasi halifesi Üçüncü Mütevekkil'den (kendi deyimiyle Hadim-i Haremeyn-i Þerifeyn) Haremeyn-i Þerifeyn, yani Mekke ve Medine'nin hizmetkarý ünvanýný devraldý ve böylece bütün Müslümanlarýn dini ve siyasi lideri oldu. Rivayete göre, Üçüncü Mütevekkil kürsüye çýkýp, Halifeliði Osmanlý Padiþahý Sultan Selim Han'a devrettiðini açýkladý. Sýrtýndaki cübbeyi Yavuz'a elleriyle giydirdi. Halifelik niþanlarýndan sayýlan kýlýcý elleriyle Yavuz'un beline baðladý. Yavuz Sultan Selim, o andan itibaren Müslümanlarýn dini ve dünyevi lideri oldu. Artýk yalnýz padiþah olarak deðil, "halife" olarak da anýlacaktý ve ondan sonra gelen tüm padiþahlar ayný zamanda halife de olacaklardý. Yavuz Sultan Selim, tahtý devraldýðýnda 2.375.000 km.kare olan Osmanlý topraklarýný sekiz yýl gibi kýsa bir sürede 6.557.000 km.kareye çýkarmayý baþardý. Devletin geliþmesi için de bir çok faaliyeti oldu. Çok düzenli çalýþan bir casus teþkilatý vardý. Bu sayede ülke içinden ve dýþýndan istediði bilgileri alan Yavuz Sultan Selim'in adam seçiminde büyük bir isabet yeteneði vardý.
Ýmar çalýþmalarý
Yavuz Sultan Selim, dedesi Fatih Sultan Mehmed zamanýnda yapýlan Haliç Tersanesini kapasite olarak arttýrdý. Medreselerin yanýnda, sosyal ve ticari alanda hizmet verecek birçok bina inþa ettirdi. Hayatý yoðun savaþlarla geçen Yavuz Sultan Selim, Diyarbakýr Fatih Paþa, Elbistan Ulu Camii, Þam Salihiye'de Muhyiddini Arabi'ye Camii, Ýmaret ve Türbesi gibi hayýr eserleri de yaptýrmaya fýrsat bulmuþtur. Ayrýca temelini attýrdýðý Ýstanbul Sultan Selim Camii'ni bitirmeye ömrü yetmemiþ, bu eser oðlu
Kanuni Sultan Süleyman tarafýndan tamamlanmýþtýr.
Ayrýca bakýnýz
Liste - Osmanlý padiþahlarýKaynak
www.kimkimdir.gen.tr
Lütfen dikkat: Bu sayfada kýrmýzý ile linklenen ve iki çizgi ile altý çizilen linkler reklamdýr. Bu linklere týklanýldýðýnda baþka bir siteye yönlenirsiniz.