Wolfgang Amadeus Mozart (1756 - 1791) 27 Ocak 1756'da Avusturya'da Salzburg şehrinde doğdu. Babası Leopold Mozart, Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası'nda keman çalan, bir çok besteler ve keman için bir metod yazan bir müzikçiydi. Oğlu Wolfgang üç yaşına geldiği zaman kendisinden beş yaş büyük olan kızkardeşi Maria Anna (Nannerl)'ın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başl ...
 Wolfgang Amadeus Mozart
Ünlü besteci |
Wolfgang Amadeus Mozart (1756 - 1791) 27 Ocak 1756'da Avusturya'da Salzburg şehrinde doğdu. Babası Leopold Mozart,
Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası'nda keman çalan, bir çok besteler ve keman için bir metod yazan bir müzikçiydi. Oğlu Wolfgang üç yaşına geldiği zaman kendisinden beş yaş büyük olan kızkardeşi Maria Anna (Nannerl)'ın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başlayınca ondaki mucizevi özelliği farketti, hele bir gün minik Wolfgang'ın eline geçirdiği bir nota kağıdına daha kullanmayı bile beceremediği kocaman tüy kalemle konçerto çiziktirdiğini görünce, ona ciddi olarak klavsen dersleri vermeye başladı.
Gerçekten de Wolfgang'ın iyi bir müzikçi olmak için doğuştan olağanüstü özellikleri vardı; kulağı bir kemanda bir notanın sekizde bir kadar akort düşüklüğünü farkedecek derecede hassastı ve çirkin seslere, gürültülere karşı tepkisi ise baygınlık geçirecek ölçüde şiddetlenebiliyordu.
Zaman geçtikçe Mozart'ın müzik yanında aritmetik ve resime de yeteneği olduğu ortaya çıkıyordu. Çevrede bu harika çocuğa karşı ilginin artması üzerine, babası bu erken doğan güneşten faydalanmak, çocuklarının sayesinde para ve şöhret sağlayabilmek için, oğlunu ve kızını yanına alarak Avrupa kentlerini dolaşmaya, konserler vermeye başladı. Wolfgang klavsen, keman ve org çalmadaki ustalığıyla, her şeyden fazla doğaçtan çalışlarıyla dinleyicilerini hayrette bırakıyordu. Müzik aletlerini çalmakta gösterdiği kolaylığa denk bir kolaylıkla beste de yapmaya başladı. Beş yaşında menuet, yedi yaşında konçerto ve sekiz yaşında senfoni meydana getirdi.
Yaşamının ilk oniki yılında babası ve kızkardeşi ile birlikte konserler vererek boydan boya dolaştığı Avrupa'da geçtikleri her kentte hayranlık ve ilgi topladı, saraylarda krallar ve kraliçeler önünde çaldı. Soylular, her defasında yeni bir eserle ortaya çıkan harika çocuk Wolfgang'ı dinlemek için yarıştılar, çağın ünlü ressamları Mozart'ların portre ve resimlerini yaptılar.
O günlerde Wolfgang'ı dinleyen ünlü düşünürler Voltaire ve Goethe, bu küçük çocuğun bir gün sanatının en büyük ustaları arasına katılacağından emin olduklarını söylediler.
Ondört yaşında iken, ilk opera eseri "Lucia Silla" Milano'da çalındığı zaman Mozart kendini opera sahnelerine de, üstelik operanın vatanı İtalya'da, kabul ettirmiş bulunuyordu. Papa tarafından kabul edilerek ona, o güne kadar sadece büyük ustalara layık görülen "Altın Mahmuz" nişanı ve şövalyelik beratı verildi.
Mozart, bilinci salt şarkı ve müzikten oluştuğu için kendisini o günlerdeki bu ihtişamlı olayların cazibesine kaptırmadı; sadece besteleri ile uğraştı, bu uğraşını durmadan inatla, ısrarla yürüttü.
Yirmibeş yaşına kadar rahat ve huzur görmeden o kentten bu kente dolaştı, han köşelerinde barındı, bazen yiyeceksiz kaldı, kar ve yağmur yağarken atlı yolcu arabalarında titreyip durdu. Bu meşakkatli yolculuklar esasen sağlıksız ve zayıf olan bünyesini oldukça yıprattı.
Mozart'ın Yaşamı
Ailesi ve ilk yılları
Mozart,
Avusturya'nın orta-kuzey kesiminde yerleşim bölgesi.Alp dağlarının eteğinde, Almanya sınırında, Viyana'nın 270 km batısında yeralan aynı adlı eyaletin merkezi olan Salzburg'un nüfusu 150,000'dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Leopold Mozart ve
Johann Georg Leopold Mozart, ünlü besteci ve müzisyen Wolfgang Amadeus Mozart'in babasıdır. Kendisi de müzisyen olan Leopold Mozart, oğlundaki yeteneği çok erken yaşlarda fark etmiş ve onun gelişmesini ve müzik eğitimi almasını sağlamıştır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Anna Maria Pertl Mozart'ın oğlu olarak
Anna Maria Walburga Mozart (25 Aralık 1720 - 3 Haziran 1778) Wolfgang Amadeus Mozart`ın ve Maria Anna Mozart`ın annesidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Salzburg'da Getreidegasse 9'un ön odasında doğmuştur. Burası Salzburg Başpiskoposunun
Avusturya'nın orta-kuzey kesiminde yerleşim bölgesi.Alp dağlarının eteğinde, Almanya sınırında, Viyana'nın 270 km batısında yeralan aynı adlı eyaletin merkezi olan Salzburg'un nüfusu 150,000'dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
başkentidir. Günümüzde
Başkent ülkelerin yönetim merkezlerinin olduğu şehirleri ifade eder. Politika'da başkent (ya da başşehir), bir devletin yönetim merkezi olan şehiri ; devletin merkezini temsil eder.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Avusturya'da bulunup, o dönemde
Avusturya Cumhuriyeti ya da kısaca Avusturya, Orta Avrupa'da denize kıyısı olmayan, dokuz eyaletten oluşan bir federasyondur. Batıda Liechtenstein ve İsviçre, güneyde İtalya ve Slovenya, doğuda Macaristan ve Slovakya, kuzeyde ise Almanya ve Çek Cumhuriyeti ile komşudur.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Roma İmparatorluğu'nun bir parçasıdır. Kardeşleri arasında doğumdan sonra yaşayan sadece kız kardeşi, lakabı Nannerl olan,
Bugünkü İtalya’nın Latium bölgesinde, Tiber Irmağı’na bakan tepelerde kurulmuş birkaç köyden oluşan eski Roma, sonradan dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin merkezi oldu. Romalılar tarihte pek çok ülkenin dilini, edebiyatını, yasalarını, yönetim biçimini ve mimarlığını etkiledi.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Maria Anna Mozart idi. Mozart doğumundan bir gün sonra
Image:Maria Anna Mozart (Lorenzoni).jpg|thumb|250px|Maria Anna Mozart
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
St. Rupert Katedrali'nde baptiz oldu. Baptiz olduktan sonra ismi;
Latince Joannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart oldu. Bu isimlerden ilk ikisi John Chrysostom, kilisenin rahiplerinden biriydi, ve bu isimleri günlük hayatında kullanmıyordu. İsmindeki dördüncü kelime Theophilus "Tanrı'nın sevdiği" manasındaydı, Mozart'ın hayatı süresince de bir çok kez Amadeus (Latince), Gottlieb (
Almanca), Amadé (
Fransızca) tercüme edildi. Mozart'ın babası Leopold oğlunun doğumunu yayımcı
Johann Jakob Lotter'e "..çocuğun ismi Joannes Chrysostomus, Wolfgang, Gottlieb'dir" diye haber verir. Mozart en çok üçüncü ismini tercih etti, ve süslü "Amadeus" ismini takip eden yıllarda kullandı.
Mozart'ın babası Leopold Mozart (d.
1719 - ö.
1787) Avrupa'nın başlıca müzik hocalarından biriydi. İlgi çeken ''Versuch einer gründlichen Violinschule'' ders kitabı
1756'da; Mozart'ın doğduğu yıl yayımlandı. (Türkçesi, Keman Çalmanın Temel Prensiplerinin Bilimsel İncelenmesi) Kendisi Salzburg Başpiskoposunun
orkestrasının şefiydi, ve oldukça başarılı bir enstrüman müziği bestekarıydı. Leopold bestekarlığı oğlunun olağanüstü müzik becerilerini gördükten sonra bıraktı. Bu ilk olarak Wolfgang 3 yaşındayken oldu, ve Leopold, Wolfgang'in başarılarından gurur duyararak, oğluna çok ağır bir şekilde müzik eğitimi verdi. Bu eğitiminde,
klavye,
keman ve
organ gibi enstrümanları öğretti. Leopold sadece ilk yıllarında bu eğitimi verdi. Lopold'un Nannerl'in müzik kitabında, Wolfgang'in bir çok besteyi 4 yaşında öğrendiğini ve ilk bestesini, küçük bir Adante (K. 1a) ve Allegro (K. 1b)'yi
1761'de henüz beş yaşındayken yazdığını söylemektedir.
Gezi yılları
İlk yıllarında, Mozart bir çok Avrupa gezisine çıktı. Bunlardan ilki
1762 yılında,
Münih'in
Bavarya'sında Elector meydanında, aynı yıl da
Prag ve
Viyana'da imparatorluk meydanında gösteri yapmıştır. Uzun bir konser turu, 3 buçuk yıl sürer, ve Wolfgang'i babası ile beraber Münih,
Mannheim,
Paris,
Londra (burada ünlü İtalyan çellocu
Giovanni Battista Cirri ile çalmıştır), Lahey, tekrar Paris,
Zürih,
Donaueschingen ve Münih'de konserler vermiştir. Bu gezisi sırasında, Mozart bir çok ünlü müzisyenle tanışır ve kendisi de bu müzisyenlerin eserlerine aşina olur. En önemli esin kaynaklarından biri
Johann Christian Bach'dır, O'nunla da
1764-
1765 yıllarında Londra'da arkadaş olmuşlardır. Bach'ın eserleri bir çok kez Mozart'ın esinlendiği eserler olarak gösterilmiştir. Tekrar Viyana'ya
1767'de giderler ve burada
1768 yılının Kasım ayına kadar kalırlar. Bu gezi sırasında Mozart
çiçek hastası olur, ve iyileşmesi babası Leopold tarafından Tanrı'nın oğlu için sevgisini temsil etmektedir.
Salzburg'da geçen bir yıl sonunda; üç kez
İtalya'ya yolculuğa çıkmıştır.
1769 Kasım'ından,
1771 Mart'ına kadar, 1771'in Ağustos'undan Kasım ayına kadar, ve
1772 Ekim'inden
1773 Mart'ına kadar. Mozart bu dönemde üç
opera besteler: "Mitridate Rè di Ponto" (1770), "Ascanio in Alba" (1771), ve "Lucio Silla" (1772). Üç opera da
Milan'da oynanmıştır. Bu gezilerin ilkinde, Mozart
Venedikte
Andrea Luchesi ile ve
G.B. Martini ile
Bologna'da buluşur, ve
Accademia Filarmonica'nın bir üyesi olarak kabul edilir. İtalya'daki yolculuğunun şu an efsanevi olan bir hikayesi de,
Gregorio Allegri'nin
Miserere'sini
Sistine Chapel'de duyar ve tamamını hafızasından yazar, yalnız bunu yaparken parçadaki küçük hataları düzeltir, ve böylece
Vatikan malının ilk illegal kopyasını üretir.
23 Eylül 1777'de annesi ile beraber Mozart; Münih, Mannheim ve Paris'i kapsayan bir Avrupa turuna gider. Mannheim'da, o dönemin en iyisi
Mannheim orkestrası ile çalar.
Aloysia Weber'e aşık olur, ancak O da daha sonra Wolfgang'den ayrılır. 4 yıl sonra da; Aloysia'nın kız kardeşi
Constanze ile evlenir. Paris'e başarısız ziyareti sırasında da; annesi
1778 yılında ölür.
Viyana'da Mozart
1780 yılında, Mozart'ın ilk büyük operası Idomeneo Münih'de oynanır. Ertesi yıl, Viyana'yı patronu,
Prens Başpiskopos Colloredo ile ziyaret eder. Salzburg'a geri döndüklerinde, opera şefi olan Mozart, isyanını arttırır ve başpiskopos'un müzik işleriyle ilgilenmek istemez. Bu düşüncelerini söylemesiyle de başpiskopos desteğini çeker. Mozart'ın açıklamasına göre, atılması; -resmen- "kıçına bir tekme yiyerek" olmuştur. Mozart bundan sonra, aristokrasinin ilgisiyle özgür olarak Viyana'da müziğini geliştirmek için yerleşir.
Bu bir nebzede
Türk tarihi için önem taşır. Türklerin Avrupa'da moda olduğu o yıllarda,
Mehter marşı'ndaki ritimden esinlenen Mozart, 11 numaralı la majör piyano sanatı'nın (K. 311) 3'üncü bölümünde "Ronda alla Turca" (
Türk Marşı)'nı besteler. Bu beste halen,
Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm özel davetlerinin yanı sıra, ülke tanıtımında kullanılmaktadır ve belki de Türklere yazılmış
Dünya'da en fazla tanınmış bestedir.
4 Ağustos 1782'de, babasının isteğiyle Constanze Weber (d.
1763 - ö.
1842) (ismi ayrıca Costanze diye de yazılır) ile evlenir. Constanze'nin babası
Fridolin Weber,
Carl Maris von Weber'in
Franz Anton Weber'den üvey kardeşidir. 6 çocukları olmasına rağmen, sadece 2 tanesi çocukluktan sonra yaşar:
Carl Thomas Mozart (d.
1784 - ö.
1858) ve
Franz Xaver Wolfgang Mozart (d.
1791 - ö.
1844) (daha sonra küçük bir bestekar olmuştur). İki çocuğu da evlenmemiş ve ya da yetişkin olabilmiş çocuğu olmamıştır. Carl'ın Constanza isminde bir kızı olur, o da
1833'de çocukken ölür.
1782 yılı Mozart'ın kariyeri için hayırlı bir yıldır: operası "Die Entführung aus dem Serail" (
Saraydan Kız Kaçırma) müthiş bir başarıya ulaşır. Bu operasında bahsedilen saray,
Topkapı Sarayı'dır ve opera Türkiye'de geçmektedir.
Selim Paşa'nın ve harem ağası Osman'ın tutsağı olan Konstanze ve hizmetçisini, Constanze'nin nişanlısı Belmonto kaçırmaya çalışır. En sonunda da Selim Paşa razı olur. Ardından konserlere çıkan Mozart, kendi piyano konçertolarının yönetmenliğinin yanı sıra, solo olarak da enstrümanlar çalar.
1782 ve
1783 yılları arasında, Mozart
J.S. Bach ve
G.F. Handel'in eserlerine sahip olan
Baron Gottfried van Swieten sayesinde aşina olur. Mozart'ın bu eserleri çalışması üzerine, Barok tarzında yeni bir müzik tarzı ve dili yaratmasını sağlar. Die Zauberflöte (
Sihirli Flüt) bu örneklerden biridir ve finali de 41. Senfoni'dir.
1783 yılında, Wolfgang ve Constanze; babası Leopold'u Salzburg'da ziyaret ederler ancak babası Constanze'yi iyi karşılamaz. Ancak bu ilham, Mozart'ın duasal eserlerinden biri, Große Messe (Do Minör yığını) henüz bitmemiş olsa da Salzburg'da gösterime girer ve hala en tanınmış eserlerindendir. Wolfgang eşi Constanze'nin Leopold'ün sevgisini almak için başrolde solo şarkı söylemesini sağlar.
Viyana'daki ilk yıllarında, Mozart Beethoven'ın da hocası olan 100'ün üzerinde senfoni bestelemiş
Franz Joseph Haydn ile tanışır ve arkadaş olurlar. Haydn ne zaman Viyana'yı ziyaret etse beraber
yaylı kuartet çalarlar. Mozart'ın Haydn'a çaldığı 6 kuartet (K. 387, K. 421, K. 428, K. 458, K. 464, and K. 465) 1782 ile 1785 yılları arasında yazılmıştır. Bunlar Haydn'ın Opus 33 setine karşı bir yanıttır. Haydn'a yazdığı bir mektupta Mozart şu sözleri yazar:
:"Çocuklarını büyük bir dünyaya göndermeye karar veren bir baba, düşünmüştü ki onlara o dönemde meşhur bir insanın koruması ve öncülük etmesi gerektiğini, ve ortaya çıkan şuydu ki en iyi dostu olmuştu. Ben de aynı yolla, size 6 çocuğumu gönderiyorum... Lütfen onları nezaketle bir baba, bir yol gösterici ve bir arkadaş olarak alınız!... Ancak, size yalvarıyorum; lütfen babalarının gözlerinden kaçan hatalar için anlayış gösteriniz, ve bunlara rağmen, cömert dostluğunuzu buna oldukça saygı duyan kişiye."
Haydn bunun üzerine Mozart'a büyük bir hayranlık duydu, ve Mozart'ın son 3 serisini dinledikten sonra babası Leopold'a "Tanrı üzerine ve dürüst insanlığım üzerine size derim ki, çocuğunuz yüzyüze veyahutta ismiyle tanıdığım en büyük bestekardır: Zevki var, ve, daha önemlisi, bestekarlığın en derin bilgisine sahip."
1782 ila
1785 yılları arasında, Mozart piyano konçertolarında solo olarak çıktı bir seri konserler verir, ve en güzel çalışmaları olarak kabul edilir. Bu konserler finansal olarak da başarılı olmuştur. 1785'den sonra ise, Mozart daha az sahneye çıkar ve sadece bir kaç konçerto yazar. Maynard Solomon bunu Mozart'ın elindeki yaralardan dolayı olduğunu söylemektedir, başka bir bakış açısı da halkın artık aynı ilgiyi göstermemesidir.
Mozart 18'inci yüzyıldaki Avrupa'daki
Aydınlanma Dönemi'nden de esinlenir, ve 1784 yılında
Mason olur. Locası spesifik olarak
deist yerine
katoliktir, ve babası
1787'de ölmden önce de babasını kendi inanışına çekmeye çalışır. Die Zauberflöte (Sihirli flüt), sondan ikinci operası, da masonik alegoriler içermektedir. Mozart ayrıca Haydn ile aynı mason locasındadır.
Mozart'ın hayatı nadiren finansal zorluklarla dolu geçmiştir. Ancak, bu yaşadığı zorluklar bir çok kez abartılmış ve romantikleştirilmiştir. Ancak, arkadaşlarından bir çok kez borç almıştır, ve bir çok borcu ödenmemiş şekilde ölmüştür. 1784 ile
1787 arasında bugün de ziyaret edilen Domgasse 5'de
St. Stephen Katedrali arkasında, yedi odalı bir apartmanda yaşamıştır. Burada 1786'da "La nozze di Figaro" (
Figaro'nun Düğünü")'nü bestelemiştir.
Mozart ve Prag
Mozart'ın
Prag ve halkıyla özel bir ilişkisi vardır. Buradaki seyircisi, Figaro'yu Viyana'dakilerden daha fazla kutlamıştır. "Meine Prager verstehen mich" (Praglılarım beni anlıyor) sözü de
Bohemya'da oldukça ünlü olmuştur. Bir çok turist, Prag'daki izlerini takip eder ve Mozart Müzesi, yaşadığı
Bertramka Villası'nda oda orkestralarını dinlerler. Hayatının geri kalanında, Prag Mozart'a finansal olarak komisyonlarca destek sağlamıştır. Don Giovanni
29 Ekim 1787'de Estates Tiyatro'sunda gösterime girmiştir. Mozart son operası La Celemenza di Tito (
Tito'nun merhameti)
6 Eylül 1791'de, yine bu şehirde Leopold II'nın Bohemya Krallığı taş giyme göreninde gerçekleşmiştir. Mozart bu görevi;
Antonio Salieri'nin açıkca reddetmesi üzerine yapmıştır.
Son hastalığı ve ölümü
Mozart'ın son hastalığı ve ölümü incelenmesi oldukça zor bir konudur. Romantik efsaneler ve birbiriyle uyuşmayan teoriler mevcuttur. Bir çok araştırmacı, Mozart'ın hastalığının yükselme durumunda anlaşamaz - özellikle hangi noktada Mozart hastalığı hakkında haberdardı ve bu eserlerini etkiledi. Romantik bakış açısı, hastalığının giderek kötüye gittiğine ve bunun da eserlerine paralel bir şekilde yansıdığını savunur. Bunun karşısında ise, günümüzdeki bazı araştırmacılar da; durumunun iyi olduğunu ve ölümünün ailesi ve arkadaşlarına ani bir şok etkisi yarattığıydı. Mozart'ın son sözleri: "Ölümün tadı dudaklarımda... Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum" dur. Hastalığının asıl sebebi de bir varsayımdır. Ölüm kayıtları "hitziges Frieselfieber" (mühim darı tanesi ateşi) der, ve bu sebebi modern tıpta açıklayıcı bir tanım değildir. Bir çok teori önerilmiştir, bunların arasında, trişinoz, cıva zehirlenmesi, ve ateşli
romatizma da vardır. Hastaların kanatılması o dönemde genelde uygulanan bir anlayıştı, bu da sebepler arasında gösterilir.
Mozart; 5 Kasım 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür. Hastalığının yükselmesi ile, son çalışması olan
Requiem'e bir kaç gün önce başlamıştır. Popüler efsaneye göre, Mozart kendi ölümünü düşünerek bu besteyi yapmıştır, ve bu dünyadan sonrasından bir haberci bunu madii olarak desteklemiştir. Belgeselerdeki bulgular, bu anonim desteğin Schloss Stuppach Kontu Franz Walsegg tarafından geldiğini ispatlamıştır. Eserin büyük bir çoğunluğu da, Mozart'ın sağlığı yerindeyken yazılmıştır. Genç bir bestekar, ve Mozart'ın öğrencisi
Franz Xaver Süssmayr; Constanze tarafından Requiem'i bitirmesi için görevlendirir. İlk görevlendirilen Süssmayr değildir, Constanze öncelikle
Joseph Eybler'e başvurur, ancak Eybler beceremez ve görevi reddeder.
İsmi yazılmayan bir mezar taşıyla öldüğü için, genelde Mozart'ın parasız ve unutulmuş olarak öldüğü söylenir. Ancak, Viyana'da eskisi kadar yüksek yaşam standartlarında yaşamasa da, komisyonlardan iyi bir gelir elde ediyordu. Yılda yaklaşık olarak 10,000 florin kazanıyordu, bu da
2006'ya göre 42,000
Dolar (ya da 63,000
YTL) etmektedir. Söz konusu miktar O'nu 18'inci yüzyılda Dünya'da en fazla para kazanan %5'in içerisine sokar. Ancak, servetini kontrol edemiyordu. Annesi hakkında "Wolfgang ne zaman yeni bir şeyler kazanırsa, kendisini ve malını etrafına veriyordu" demiştir. Oldukça masraflı yaşamı da, o'nu bir çok kez kredi almaya yöneltmiştir. Bir çok yalvarış mektupları hala günümüzde vardır, ama fakirliğine değin harcamalarına olduğu kadar fazla bir delil yoktur. Toplu bir mezarda değil, 1785 Avusturya kanunlarına göre halka ait bir mezara gömülmüştür.
St. Marx mezarlığındaki orjinal mezarı kaybolsa da; anıtsal mezartaşları buraya ve Zentralfriedhof'a yerleştirilmiştir.
2005'de
Avusturya'nın Inssbruk Üniversitesi ve Rockville, Maryland'deki
DNA labaratorlularında; Avusturya Müzesi'ndeki Mozart'ın kafatasının o'na ait olup olmadığı araştırılmış ve bu ananesinin ve yeğeninin DNA'leriyle karşılaştırılmıştır. Test sonuçları yetersiz kalmıştır, ve DNA örneklerinin birbiriyle bir alakasını bulamamışardır.
1809'da Constanze Danimarkalı diplomat
Georg Nikolaus von Nissen (d.
1761 – ö.
1826) ile evlenir. Yeni eşi de Mozart'ın büyük bir hayranıdır ve Mozart üzerine bir biyografi yazar. Ömrü süresince bunu bitiremese de, öldükten sonra, Constanze bitirmiş ve yayınlamıştır.
Dünya tarihinin belki de gelmiş geçmiş en büyük müzik dehasının sadece 35 yıllık bir ömür yaşaması ve bu ömüre 626 ölümsüz eser bırakması, kendisi belki de müzik dünyasının en büyük kazançlarından biri olsa da; kısa ömrü de müzik dünyasının en büyük kayıbıdır.
Eserleri, müzik tarzı, ve yenilikleri
Tarzı
Mozart'ın müziği, Haydn'ın ki gibi, klasik müziğin ilk örneklerindendir. Çalışmaları, o dönemin tarzını değiştirmiş ve barok tarzı ile de karışımını sağlamıştır. Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir. Çok yönlü bir bestekardı ve hemen hemen her türde müzik yazdı. Bunların arasında senfoni, opera, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kintet, ve piyano sonataları da vardı. Bu türlerin hiçbiri yeni değildi, ama piyano konçertosu Mozart'ın tek başına geliştirdiği ve popüler ettiği bir türdü. Ayrıca önemli sayıda dini müzik de yayımladı, bunların arasında ayin müzikleri de vardı, ve bir çok dans müziği de besteledi; divertimenti, serenadlar ve diğer hafif eğlencele türlerini.
Mozart ilk yıllarından beri müthiş bir kulağa sahipti. Duyduğu her müziği hafızasına bir daha çıkmayacak üzere yazabiliyordu. Gezilerinin de oldukça fazla olmasından dolayı, nadir bir tecrübe koleksiyonu edindi. Londra'da bir çocuk olarak J.C: Bach ile karşılaştı ve müziğini dinledi. Paris, Mannheim, ve Vİyana'da da buradaki bestekarlarla karşılaştı. Muhteşem Mannheim orkestrasıyla beraber çalıştı. İtalyan açılışlarını ve opera buffalarıyla karşılaştı. Bunların hepsi, gelişiminde önemli bir rol oynadı. Londra'da ve İtalya'da galant tarzı o dönemde oldukça popülerdi. Basit, hafif müzik, sesin yavaşlamasına bir tutku, vurgulara önem veren, hakim, ve ana notanın üstündeki dördüncü ve altındaki notayı çıkartarak, simetrik cümlelerle, ve açık bir mimari sundu. Bu tarzın etrafında gelişen klasik müzik, Barok'un komplike tarzına bir tepkiydi. Mozart'ın ilk çalışmaları, İtalyan açılışlarıydı. 3 hareketbirbiriyle buluşurdu. Diğerleri J.C. Bach'ın eserlerine oldukça benzerdi, ve başkaları da Viyana'daki eserlerin değişik bir şekilde vurgulanmasıydı. Mozart'ın en tanınan özelliklerinden biri de; belli bir düzenin uyuymuydu; ve sesin yavaşlamasına ana nota etrafında yöneliyordu. Ama Mozart, bunu değiştirerek, uyumu ses yavaşlamasının daha güçlü yarıya geçmesini sağlamıştı. Mozart'ın Phrygian anlayışı da bunu gösterir.
Mozart olgunlaştıkça, Barok müziğinden birtakım yeni özellikler daha adapte etmiştir. Örnek olarak; 29. Senfoni'nin La Majör (K. 201) 'ünde kontrpuana ait iki veya daha çok sayıda melodinin bir arada çalınmasından meydana gelmiş tema kullanıyordu ilk hareketinde, ve düzensiz ifade uzunluklarını denemiştir. 1773'deki bazı kuartetleri fugal finalleri vardır, ve büyük ihtimal Haydn'dan esinlenmiştir. O da bunu opus 20 setinde kullanmıştır. Fırtına ve stresin Alman literatüründeki etkisi,
Romantizme doğru yönelirken; müzikde de bestekarları da etkilemiştir.
Mozart'ın çalışma hayatında odağı enstrümental müzikten operalar gitmiş gelmiştir. Avrupa'da o anda bulunan iki tarzda da operalar yazmıştır. Figaro'nun Düğünü,
Don Giovanni, ya da Cosi fan tutte (Bütün kadınlar böyle yapar)
opera buffa tarzında iken;
Idomeneo,
Singspiel ve Sihirli Flüt de
opera seria tarzındadır. Daha sonraki operalarında da, enstrümanların, orkestranın, ton renginin psikolojik ve duygusal hisleri ve dramatik geçişleri ifade edebilmek için yeni yöntemler geliştirmiştir. Senfonilerinde çözülemeyecek seviyede komplike bir şekilde orkestrasını kullanması, orkestranın psikolojik etkilerini geliştirmiş ve daha sonra da opera olmayan eserlerinde de görülmüştür.
Etkisi
Mozart'ın jenerasyonlar boyunca, tüm müzik türlerinin bestekarlar üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. Lakin, Mozart'dan sonraki tüm önemli bestekarlar Mozart'ın büyüklüğünden bahsetmiştir. Rossini hakkında "O bir dahi kadar bilgili, ve bilgi kadar dahi olan tek müzisyendi" demiştir.
Ludwig van Beethoven'in Mozart hayranlığı da açıktır. Beethoven Mozart'ı bir çok kez kendisine örnek olarak almıştır. Örnek olarak; Beethoven'in Sol majör 4. Piyano Konçertosu Mozart'ın Do Majör Piyano Konçerto'suna (K.503) bir göstergedir. Beethoven'in apartmanında öğrencilerinden birine, Mozart'ın Do majör kuartet'ini (K.464) gösterip "Ah, ne eser. Bu Mozart'ın "işte benim yapabileceğim bu, dinleyebilecek kulakların olsaydı!" demesidir" demiştir. Beethoven'in daha bir çok eseri Mozart'ın eserlerine benzemekte ve çağrıştırmaktadır. Bunlara Beethoven'in Do minör 3. Piyano Konçertosu ile Mozart'ın Do mnör 24. Piyano Konçerto'su da dahildir. İkisi de Haydn öğrencisi olup, buluştuğuna inanılır ve Mozart da Beethoven hakkında "Dünya'ya hakkında bahsedilecek bir şey bırakacak" dediği söylenmektedir.
Tchaikovsky Mozartiana'yı Mozart'ı övmek için yazmıştır.
Max Reger'in
1914'de yazdığı
Mozart Tema'sı da en tanınmış eserlerinden biridir.
Buna ek olarak Mozart;
Frédéric Chopin,
Franz Schubert,
Peter Ilich Tchaikovsky,
Robert Schumann, ve bir çok bestekar tarafından en iyi olarak gösterilmiştir.
Mozart popüler müzik için de bir ilham kaynağı olarak kalmıştır.
Jazz'dan,
Rock'a, hatta
Heavy Metal'e kadar. Jazz piyanisti
Chick Corea, Mozart'ın piyano konçertolarını çalarken kendisini konçertolar yazmaya esinlenmiştir.
Köchel Dizini
Mozart öldükten sonra, bir çok defa eserlerinin dizilimini için bir çok defa uğraşılmıştır. Ancak, bunu 12 yıllık bir uğraşı sonunda; 1862'de
Ludwig von Köchel başarır. Mozart'ın halen eserleri Köchel'in katalog numaralarına göre sıralandırılmıştır. Bu sebeple; örnek olarak La majör 23. Piyano Konçertosu demek yerine, basitçe "K. 488" ya da "KV. 488" diye yazılır. Buradaki KV'nin açılımı Köchel Verzeichnis (
Köchel Dizini)'dir. Bu katalog 6 kez revizyona gitmiş, Mozart'ın eserleri de K.1 den K.626'ya kadar numaralandırılmıştır.
Söylenceler ve uyuşmazlıklar
Mozart bestekarlar arasında doğal olmayan bir efsane yumağıyla karşılaştı. Bir bakıma çünkü ilk biyografisini yazanlar O'nu şahsen tanıyorlardı. Bir ürün sunabilmek için hayali öğeler eklemek zorunda kalıyorlardı. Bu söylenceler, Mozart öldükten sonra başladı, ama pek azı belli kanıtlar etrafındaydı. Bunlardan biri de Mozart'ın Requiem'ini kendi ölümünü düşünerek yazması üzerineydi. Hayali sözleri, gerçek olaylardan ayırmak Mozart araştırmacılarının devam eden bir görevi haline gelmiştir, lakin efsaneleri gerçek olaylardan ayırmak gerekir. Dramatistler ve senaristler, araştırmacıların sorumluluklarından özgür olarak; bu efsaeneleri oldukça iyi birer öğe olarak kullandılar.
Oldukça popüler olan bir nokta da; Mozart ve Antonio Salieri arasındaki rekabetdi. Bazı versiyonlarda, Salieri'nin verdiği bir zehir sayesinde ölen Mozart;
Aleksandr Puskin'in Mozart ve Salieri isimli oyununa,
Nicolai Rimsky-Korsakov'un Mozart ve Salieri isimli operasına, ve Peter Shaffer'in
Amadeus isimli oyununa konu olmuştur. Amadeus ayrıca bir film olarak da çekilmiştir. Shaffer'in oyunundaki Mozart görüntüsü oldukça tepki almıştır, ve bir çok kişi haksız bir şekilde Mozart'ın kişliliğinin abartıldığını hissetmiştir ama elbette Mozart'ın deli dolu bir kişiliği olduğu doğrudur. Örnek olarak; Mozart kanonlarını "Leck mich im Arsch" (Kıçımı yala) ve "Leck mich im Arsch recht fein schön sauber" (Kıçımı iyi ve temizce yala) parti müziği olarak dostlarına bestelemiştir. Bu eserlerinin Köchel numaraları 231 ve 233'dür.
Başka bir tartışma konusu da; Mozart'ın çocukluktan ölümüne kadar insan üstü dehasıdır. Bazıları ilk eserlerini basit ve unutulabilir bulurken, diğerleri Mozart'ın 5 yaşında yazdığı esere bile hayranlık duyarlar. Her halukarda, ilk bestelerinin bir bölümü hala oldukça popülerdir. K. 165 örnek olarak, Mozart tarafından 17 yaşındayken bestelenmiştir ve en tanınan eserlerden biridir. Başka bir söyleyiş de, henüz 5 ya da 6 yaşındayken, gözleri kapalı olarak ellerini çapraz bir şekilde tutup piyanoyu çalabildiğidir.
Benjamin Simkin, Mozart üzerine yazdığı bir kitapta Mozart'ın
Tourette sendromu yaşadığını öngörmüştür. Ancak, hiç bir Tourette sendrom uzmanı, organizasyonu, veyahutta psikiatrin Mozart'ın böle bir sendroma sahip olduğunu söylememiştir, ve bir çoğu da yeteri kadar delilin olmadığını vurgular.
Amadeus (1984)
Milos Forman'ın
1984 yılında yönettiği
Amadeus, Peter Shaffer'in oyunu üzerinedir. 8
Oskar kazanan bu film, bu yılın da en popüler filmlerinden biri olmuştur. Film Mozart'ın eserlerini halkın tanıması için oldukça faydalı olmuştur, ancak tarihsel eşitsizlikler yüzünden eleştirilmiştir. Özellikle Antonio Salieri'nin Mozart ile olan rekabeti üzerine pek az tarihsel kanıt vardır. Aksine, büyük bir ihtimalle Mozart ve Salieri birbirlerine arkadaş ve ortak gözüyle bakmaktadırlar. Salieri'nin halk kütüphanesinden; Mozart'a partisyonlar verdiğinin belgelerle kanıtları vardır. Bunun yanı sıra, bir çok kez Mozart'ın eserlerini sahnede sunmuştur. Bunun da üstüne, Mozart'ın oğlu Franz Xaver'in müzik öğretmeni olmuştur.
Eserlerini hiç bir zaman göstermemesi, filmde fazla dramatize edilmiştir. Ayrıca, Mozart'ın eserleri incelendiğinde, bir çok revizyonlar yaptığı da gözükmektedir. Mozart oldukça ağır çalışırdı, ve kendi izniyle üstün bilgisini ve becerilerini Avrupa'nın müzik geleneklerine göre geliştirmişti. Schaffer ve Forman Amadeus'un hiç bir zaman Mozart'ın gerçek biyografisi olarak sunmak istemediklerini anlamış, filmin
DVD sunumunda da, dramatik anlatımın
İncil'deki
Habil ile Kabil hikayesinden esinlendiğini anlatmıştır - bir kardeş Tanrı tarafından sevilir, diğeri hor görülür.
Kaynakça
Vikipedi
Braunbehrens, Volkmar: Mozart in Vienna: 1781-1791, Timothy Bell Trans, HarperPerennial, 1986 ISBN 0-06-0997405-2 {{Please check ISBN|0-06-0997405-2 (too long)}}
Deutsch, Otto Erich: Mozart: A Documentary Biography, Eric Blom et al. Trans, Stanford University Press, 1965
Aloys Greither: Wolfgang Amadé Mozart, Rowohlt Taschenbuch Verlag GmbH, 1962
Robert W. Gutman: Mozart: A Cultural Biography, Random, 2001 ISBN 0-15-100482-X
H. C. Robbins Landon: 1791: Mozart's Last Year, Thames & Hudson, 1988 ISBN 0-500-28107-6
Piero Melograni: Wolfgang Amadeus Mozart: A Biography, The University of Chicago Press, 2006 ISBN 0-226-51956-2 Read http://www.press.uchicago.edu/Misc/Chicago/518562.html an excerpt
Massimo Mila: Lettura delle Nozze di Figaro, Einaudi, 1979 ISBN 88-06-18937-9
Mark Rayner: The Amadeus Net, ENC, 2005 ISBN 0-9752540-1-4
Stanley Sadie, ed.: Mozart and his Operas, St. Martin's, 2000 ISBN 0-312-24410-X
Maynard Solomon: Mozart: a life, Harper, 1996 ISBN 0-06-092692-9
Hershel Jick: A Listener's Guide to Mozart's Music, Vantage, 1997 ISBN 0-553-12308-9
Marcia Davenport: Mozart, The Chautauqua Press, 1932
Wilhelm Otto Deutsch, http://www.w-o-deutsch.de/mozart ''Mozart und die Religion (2005)''
Nicholas Till: Mozart and the Enlightenment,Faber,Norton, 1992 ISBN 0-571-16169-3
Gregory Allen Robbins, http://www.unomaha.edu/jrf/robbins.htm ''Mozart & Salieri, Cain & Abel: A Cinematic Transformation of Genesis 4''
http://www.mozartproject.org/ ''The Mozart Project''
Cliff Eisen and Simon P. Keefe, Editors: The Cambridge Mozart Encyclopedia, Cambridge University Press, 2006 ISBN 0-521-85659-0
Linkler
http://www.sodev.org.tr/kisiler/mozart/wolfgang_amadeus_mozart.htm Sodev
http://www.tuluyhanugurlu.com/mozart.html Tuluyhan Uğurlu'da
http://www.mozartproject.org The Mozart Project
http://www.mozartones.com Mozartones.com
http://www.wamozartfan.com WAMozartFan.com
http://www.carolinaclassical.com/articles/mozart.html Wolfgang Amadeus Mozart'ın müzikleri
http://www.kunstderfuge.com/mozart.htm Mozart Midileri
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.