Tiyatro sanatının en eski türüdür. Tarihi, eski Yunan'da şarap tanrısı Dionisos adına yapılan şenliklere kadar dayanır. İlk olarak Yunanistan'da ortaya çıkan trajedi, daha sonra Roma'ya geçmiştir. Orta Çağ'da belli bir varlık ortaya koyamamış, ancak Rönesans ile büyük bir gelişme göstermiştir. Fakat, en başarılı örneklerine 17. yüzyılda kavuşmuştur.
Trajedi, insanların hayatını, karşılaştıkları faciaları, korku ve heyecan örgüsü içinde, sahnede gözler önüne seren eserdir. Ana çatı olarak fert ...
Tiyatro sanatının en eski türüdür. Tarihi,
Tiyatro, çeşitli tiyatro gösterilerinin izleyici önünde oynandığı yere denir. Tiyatro sözcüğü Yunanca’da “seyirlik yeri” anlamına gelen teatron’dan türetilmiş, dilimize İtalyanca’daki teatro sözcüğünden geçmiştir. Tiyatro, hayatta gelip geçmiş veya olabilecek ya da tümüyle imgesel olayların belli yerlerde, yetenekli kişilerce (artistlerce) seyirciler önünde canlandırılması sanatıdır. İçinde bu sanatın gösterildiği yapıya tiyatro, burada temsil edilmek üzere hazırlanmış yazıy
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
eski Yunan'da şarap tanrısı
Eski Yunan terimi, Yunanca "Helias"tan dolayı "Helenler" de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.
Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Dionisos adına yapılan şenliklere kadar dayanır. İlk olarak Yunanistan'da ortaya çıkan trajedi, daha sonra
bkz. Dionysos
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Roma'ya geçmiştir.
İtalya’nın başşehri. Tiren Denizi’nden 24 km içeride yer alır. Tarihi zenginlikleriyle meşhur olmasının yanı sıra, Katolik Kilisesinin idarî ve ruhanî merkezidir. Yüzölçümü 1508 km2 ve belediye olarak nüfûsu da üç milyon civarındadır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Orta Çağ'da belli bir varlık ortaya koyamamış, ancak
Rönesans ile büyük bir gelişme göstermiştir. Fakat, en başarılı örneklerine
17. yüzyılda kavuşmuştur.
Trajedi, insanların hayatını, karşılaştıkları faciaları, korku ve heyecan örgüsü içinde, sahnede gözler önüne seren eserdir. Ana çatı olarak fert ile onun kaderi üzerine kurulan trajedi, kaderin adım adım hükmünü ferde kabul ettirmesiyle neticeye gider. Konusunu genellikle tarihten ve mitolojiden alır. Eserin kahramanları hep yüksek tabakadan seçilir. Bu insanların ihtiraslarını, kahramanlıklarını, zaaflarını, canlı tablolar halinde gözler önüne serer.
Trajediler tek bir olay üzerine kurulur. Korkunç ve çirkin olaylar seyircinin önünde gösterilmez, kahramanlar tarafından sahnede hikaye edilir. Kullanılan dil yüksek perdeden seslenir, basit ifadelere ve çirkin söyleyişlere asla yer verilmez. Manzum olarak kaleme alınırlar. Trajedilerde üç birlik kuralına sıkı sıkıya uyulur. Üç birlik kuralı kısaca, olayda, birlik, zamanda birlik, yer. de birlik demektir.
1 — Zamanda birlik: Konu belli bir zamanla sınırlıdır. Onun dışına çıkamaz. Trajedilerde konu 24 saat içinde başlayıp neticelenecek şekilde yazılır.
2 — Yerde birlik: Olayın geçtiği yerler, mantık ve uzaklık bakımından birbirine yakın olmalıdır. Olay tek bir dekor içinde geçer.
3 — Konuda birlik: Konu seyirciyi şüpheye düşürmeyecek, şaşırtmayacak, mantık zincirinden çıkmayacak şekilde ele alınarak işlenmelidir. Eser tek olay üzerine kurulur, tek bir olay sergilenir.
Ancak trajedinin sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, bu üç birlik kuralı, Shakespeare'den başlayarak gittikçe önemini kaybetmiş, günümüzde ise tamamen bırakılmıştır. Trajedilerde kullanılan dil, seçkin, asil bir dildir. Bütün karakterler dilin seçilmiş kelimeleri ile konuşurlar. Basit kelimelere ve söyleyişlere asla yer verilmez.
Yukarıda belirtildiği gibi 17. yüzyıla kadar ve bu yüzyılda manzum olarak kaleme alınan trajediler bu yüzyıldan sonra nesir olarak da yazılmaya başlanmıştır. Önceleri konusunu ve karakterlerini hep yüksek tabakadan seçtiği halde, yine bu yüzyıldan sonra, konularını ve karakterlerini halk yaşayışından ve halkın içinden seçmeye başlamıştır.
En eski tiyatro türü olan ve zengin bir tarihi bulunan trajediler, yirminci yüzyılda yerini tamamiyle dramlara bırakmaya başlamıştır.
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.