...
Stefan Zweig (1881 - 1942)
Stefan Zweig, 28 Kasým 1881'de
Viyana'da doðdu. 18 yaþýna geldiðinde, Viyana Üniversitesi
Viyana Avusturya'nýn baþkenti ve ülkeyi meydana getiren dokuz federal eyaletten biri. Avusturya’nýn kuzeydoðusunda, Tuna Nehri kýyýsýnda yer alýr. Nüfûsu bir buçuk milyon (metropoliten alanýnki ise iki milyon) civarýndadýr. Yüzölçümü 415 km2, metropoliten alanýnki ise 3862 km2dir. Viyana’da tipik bir kara iklimi hüküm sürer. Ortalama sýcaklýk ocakta 0°C, temmuzda ise 20°C’dir.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Felsefe ve Edebiyat Bilimleri Fakültesi'ne girdi. Yüksek öðrenimini burada yaptý. Zweig ilk þiirlerini 1901'de "Gümüþ Teller" adýyla yayýnladý. Bu epik eser, ona, tarihsel minyatürleri ve biyografi yazýlarý ile ayný derecede þöhret kazandýrdý.
1902'de "Yeni Özgür Basýn Gazetesi"nde, uzun yýllar devam edecek bir iþe baþladý. Theodor Herzl ile buradayken tanýþtý ve dost oldu. Ayný yýl, Paul Verlaine ve Baudelarie'in þiirlerini Almanca'ya tercüme etti. Ayný yýlýn yaz mevsiminde yaptýðý Belçika seyahatinde Emeli Verhaeren ile tanýþtý ve 1904'e gelindiðinde, Verhaeren'in þiirlerini tercüme etti. Yine ayný dönemde, "Hipolyte Taine'in Felsefe" baþlýklý doktora tezini vererek, yüksek öðrenimini tamamladý.
1907-1909 yýllarý arasýnda Seylan, Gwaliar, Kalküta, Benores, Rangun ve Kuzey Hindistan'ý gezdi. Bunu, 1911'deki Newyork, Kanada, Panama, Küba ve Portoriko'yu kapsayan Amerika Seyahati izledi.1914 yýlýnda Belçika'ya Emile Verhaeren'in yanýna gitti. 1. Dünya savaþý, Stefon Zweig Belçika'dayken patlak verince, Viyana'ya döndü. Savaþ Bakanlýðý, Zweig'i " Savaþ Arþivine" memur olarak tayin etti. Bu görevi sýrasýnda " Yabancý Ülkelerdeki Dostlara Açýk Mektup'u yazdý ve yayýmladý.
Zweig, 1917-1918 Yýllarýnda Herman Hesse, Fritz Von Uruh, James Joyce, Ferrucio Buroni ve Anette Kolb ile görüþtü. 1920 yýlýna gelindiðinde, Frederike Von Winternit ile Viyana'da evlendi. 1927'de Almanya'nýn Münih þehrinde "Duygu Karmaþasý", " Yýldýzýn Parladýðý Anlar" ve " Tarihsel Baþ Minyatür" adlý kitaplarý yayýmlandý. Yine 1927'nin 20 þubat tarihinde "Rilke'ye Veda" baþlýklý konuþmasýný yaptý. Bir yýl sonra ise , Ünlü yazar Kont Leo Tolstoy'un 100. Doðum Yýldönümü Kutlamalarý'na katýlmak üzere Sovyetler Birliði'ne gitti. 1931'deki seyahati Fransa'ya oldu. Cap d'Antibes'te Joseph Roth ile buluþtu.
Tarihler "1933"ü gösterirken, Nazilerin yakmaya baþladýklarý kitaplar arasýnda Zweig'ýn eserleri de yer alýyordu.1934 yýlýnda, Nazilerle Stefon Zweig arasýndaki çatýþmalar doruk noktasýna ulaþýnca, Zweig'dan "savunma" istendi ve hemen arkasýndan, Zweig'ýn Kapuzineberg'deki evi basýlarak, silah aramasý yapýldý. Eðer evde silah bulunmuþ olsaydý, Zweig'ýn hapsi boylayacaðý kesindi. Bu uðraþmalar üzerine Zweig, ailesini bile yanýna almadan yurdu terketti ve Londra'ya yerleþti. Bu esnada "Rotterdamlý Enasmus'un Zaferi ve Trajedisi" adlý eseri yayýmlandý.
Zweig 1937'de karýsý Frederike'den ayrýlýp ve bir yýl sonra Portekiz'e giderken yanýnda Lotte Altman adýnda bir kadýn vardýr. O sýralarda Avusturalya, Alman Reich'ýna katýlýr ve Zweig da Ingiliz vatandaþlýðýna geçmek için müracaat eder. 1939'da "Kalbin Sabýrsýzlýðý" adlý romaný yayýmlanýr ve Zweig da, Portekiz seyahatine birlikte çýktýðý Lotte Altman ile evlenir.
1940 yýlýnýn temmuz ayýnda, karýsý Lotte ile birlikte önce Newyork'a ve sonra da konferanslar vermek üzere Brezilya, Arjantin ve Uruguay'a giderler. Aralýkta Newyork'a geri dönerek "Amerigo-Tarihi Bir Hatanýn Öyküsü" adlý kitabý yazmaya baþlar. 1941'de "Brezilya-Geleceðin Ülkesi" isimli kitabý yayýmlar. Brezilya daha sonralarý Stefon Zweig'ýn hayatýnda çok önemli bir yer tutacaktýr. Bu kitabýn yayýmlanmasýnýn ardýndan Zweig ve eþi, Brezilya'nýn Petropolis þehrine yerleþirler. Orada "Bir Satranç Öyküsü"nü kaleme alýr. Bu kitabýn önemi þuradan kaynaklanmakta: "Bir Satranç Öyküsü", satrancý gerek pratik gerek felsefi olarak çözümlemiþ biri, yani Zweig tarafýndan yazýlmýþtýr Satrancý derinlemesine çözümlemiþ bu kitabý okurken, Trevenian'ýn "Þibumi" isimli romanýnda anlatýlan "Go" oyunu ve yazarýn bu oyunu, hayata bir uygulamasý hatýra geliyor.
Zweig romanda, ilginç bir satranç maçýný, okuyucunun anlayýp takip edebileceði þekilde anlatýrken, þunun farkýna varýlýyor: "Bir Satranç Öyküsü" kitabý da, týpký bir satranç karþýlaþmasýnda olduðu gibi, hamlelerden ve açýlýmlýlardan oluþuyor. Bu kýsa romanda, anlatým aþama aþama geliþirken, yine baþka bir enterasan durum çýkýyor okuyucunun karþýsýna: "Out of Africa" romanýyla ünlenen Danimarka'lý yazar Karen Blixen'in de keþfedip, "Ölümsüz öykü" hikayesinde uyguladýðý, "Doðu Anlatým Biçimi" yani "öykü içinde öykü" þeklinde bir ifade tarzýný kullanýyor S. Zweig. Genel olarak "Doðu Anlatým Biçimi" diyebileceðimiz bu tarz anlatým, Batý Roman'ýnda kullanýlan flaþbekten çok farklý..Flaþbek, "Öykü içinde öykü öykü içinde öykü" biçimindeki anlatýmýn bir versiyonu.
Zweig'ýn bu eserinde de "Binbir Gece Masallarý" nýn anlatým biçimi, yazarýn, Arjantin'e giden gemide karþýlaþtýðý ilginç bir karekter nedeniyle karþýmýza çýkýyor. Yazar, okuyucusuna bir gemi yolculuðu ve gemide yaþananlarý anlatýrken, birdenbire enterasan bir doktor "tak" diye olaya karýþýyor. Doktor öyküsünün, ne gemi yolculuðuyla ne de diðer insanlarla hiçbir baðlantýsý yok. Bu 2. öykü, bizi bambaþka ve fantastik bir dünyaya götürüyor. "Bir satranç Öyküsü" aynen "Ve Þehrazat, Þehriyar'a demiþ ki..." diye baþlayýp, binlerce sayfa tutan hikayelerin anlatýldýðý çizgiyi takip ediyor. Bu, aslýnda hoþ birþey. Çünkü, bize ait ve deðiþik bir anlatým þekli kullanýlýyor. Bu durum da, okuyucu "giriþ, geliþme, sonuç" biçimindeki kuru ifade biçiminin tekdüzeliðinden kurtarýyor ve bambaþka dünyalara taþýyor.
Stefon Zweig, 1941'de Montaigne üzerine çalýþmaya baþlar ve "Dünün Dünyasý-Avrupa Anýlarý" adlý otobiyografisini kaleme alýr. Zweig 22 Þubat 1942'de karýsý Lotte ile birlikte intihar eder ve devlet töreniyle Petropolis Mezarlýðýna gömülür.
Felsefe, varlýk, anlam ve öz sorunlarýnýn eleþtirel bir yaklaþýmla araþtýrýlmasýna ve varýlan sonuçlarýn sistemli bir biçimde ortaya konmasýna yönelik düþünsel etkinlik. Yokluða karþýt olarak var olan þey. Oluþa karþýt bir þey olarak, deðiþmeden ayný kalan gerçeklik. Boþluða karþýt bir þey olarak, mekanda bir yer iþgal eden kalýcý gerçeklik.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Lütfen dikkat: Bu sayfada kýrmýzý ile linklenen ve iki çizgi ile altý çizilen linkler reklamdýr. Bu linklere týklanýldýðýnda baþka bir siteye yönlenirsiniz.