Spor, belirli ölçüde fiziksel güç ve beceri gerektiren yarýþmalý ve eðlenceli etkinlikler. Önceleri spor kavramý, boþ zamanlan deðerlendirmeye yönelik balýkçýlýk, avcýlýk ve atýcýlýk gibi açýk hava etkinliklerini, belirlenmiþ kurallara göre bireyler ya da takýmlar arasýnda yapýlan düzenli atletik yarýþmalardan ayýrmak için kullanýlýrdý. ...
Spor, belirli ölçüde fiziksel güç ve beceri gerektiren yarýþmalý ve eðlenceli etkinlikler. Önceleri spor kavramý, boþ zamanlan deðerlendirmeye yönelik balýkçýlýk,
avcýlýk ve
AVCILIK Alm. Jagerei, Fr. Chasse, Ýng. Hunting, stalking, shooting. Spor yapmak gayesiyle avlanan, avlanmayý seven veya bunu kendine iþ edinen kimselerin yaptýðý iþ.
Avcýlar, insanlar tarafýndan evcil olarak beslenmeyen, vahþi veya yabani hayvan ve kuþlarý beslemek, deri ve etlerinden istifade etmek, zararlarýndan kurtulmak veya hayvanat bahçelerinde beslemek üzere avlar, yahud da tuzak kurarak yakalarlar. Bu iþi, iz takib ederek, avýn sesini dinleyer
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
atýcýlýk gibi açýk hava etkinliklerini, belirlenmiþ kurallara göre bireyler ya da takýmlar arasýnda yapýlan düzenli atletik yarýþmalardan ayýrmak için kullanýlýrdý.
Sporun ne zaman baþladýðýný belirlemek olanaksýzdýr. Çocuklarýn kendiliðinden yarýþmadýklarý ya da güreþmedikleri bir oyun bulmak zordur. Ama yetiþkinler arasýnda, fiziksel yarýþmaya dayanan ve kendi baþýna bir amaç taþýyan karþýlaþmalarýn ortaya çýkýþý sporun baþlangýcý olarak kabul edilebilir.
Tarihöncesinde avcýlarýn avlanmaya, bir spor olarak bakýp bakmadýklarý bilinmemektedir. Ancak antik toplumlarda avcýlýk becerisinin bir soyluluk ölçüsü sayýldýðý kesindir.
ATICILIK Alm. Schiesskunst (m), Fr. Tir, Ýng. Shooting. Bir mermiyi veya oku bir silah aracýlýðýyla mümkün olduðu ölçüde hedefe ulaþtýrmayý gaye edinen bir hüner yarýþmasý. Çok çeþitli silahlarla (karabina, tabanca, yay) yapýlýr. Hedefler sabit veya hareketli olabilir. Ýyi bir atýcý olmak için gözlerin keskin ve kendine hakim olunmasý gerekir.
Bazý bölgelerde, atýcýlýk yarýþmalarý gelenek halinde muhafaza edilmiþtir. Mesela, Ýsviçre’nin bazý kantonlarý
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Arkeolojik bulgular eskiden
Arkeoloji (Yunanca arkhaio "eski" ve logos "bilim"), insanýn geçmiþini, geride býraktýðý maddi kültür belgelerine dayanarak inceleyen bilim dalý. Maddi kültür belgesi, uygarlýk tarihinin baþlangýcýndan, yani insanoðlunun ilk aleti yarattýðý andan bu güne deðin, gene insanýn yaptýðý ya da doðada bulduðu biçimi ile kendi gereksin¬meleri için kullandýðý nesnelerin tümüdür.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Çin', de top oyununun yaygýn olduðunu ortaya koymaktadýr. Ama bunlar da bir spor karþýlaþmasýndan çok bir eðlence ve beden eðitimi niteliðindedir.
Spor
Çin Halk Cumhuriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanýn üçüncü, nüfus itibariyle en büyük ülke. Güney Doðu Asya'da yer alýr. Yüzölçüm 'dir. Baþkenti Pekin olan ülkenin resmi dili Çince, para birimi Yuan'dýr. Doðusunda Güney Kore, kuzeydoðusunda ve kuzeybatýsýnda Rusya, kuzeyde Moðolistan, güneybatýda Afganistan ve Pakistan, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya Laos ve Kuzey Vietnam, doðusunda ise Büyük Okyanus ile çevrilidir.
...Detaylý bilgi için linke týklayýnýz.
Eski Mýsýr'da oldukça yaygýndý.
Firavunlar avda yeteneklerini göstermeye çalýþýr, güçlerini sýnadýklarý ok atma gösterileri yaparlardý. Ayrýca
zýplama,
güreþ, top oyunlarý ve sopa dövüþleri de ilgi gören sporlardý.
Girit'te genç kýz ve erkekler akrobatik yeteneklerini boðalara karþý sýnarlardý. Bunun bir spor mu, yoksa dinsel bir tören mi olduðu açýklýk kazanmamýþtýr. Sporun modern toplumdan önce en belirgin olarak ortaya çýktýðý yer ise
Yunanistan'dýr.
Homeros'un
Ýlyada'sýnýn 23. kitabýnda Patroklos' un ölümü üzerine cenaze oyunlarý biçiminde yapýlan sporlardan söz edilir.
Odysseia'da anlatýlan oyunlar ise sportif amaçlar taþýyan dindýþý karþýlaþmalardýr.
Eski Yunan kültürü hem dinsel, hem de dindýþý sporlarý içerir.
Sporla dinsel törenlerin birleþtiði en ünlü düzenleme, ÝÖ 776'da yapýldýðý saptanan, ama çok daha önce baþladýðý sanýlan
Olimpiyat Oyunlarýdýr.
Zeus onuruna
Olympia'da düzenlenen bu oyunlardan baþka
Apollon adýna
Delphoi'de ve ayrýca
Korinthos ile
Nemeia'da da oyunlar düzenleniyordu. Bu dört düzenlemeye periodos denirdi. Bu yarýþmalarda baþarýlý olan atletler þiirlere konu olur, heykelleri dikilir ve maddi olarak ödüllendirilirdi. Her kentin, gymnos adý verilen çýplak atletlerin çalýþtýðý bir gymnasion'u vardý. Militarist
Sparta dýþýnda Yunanlý kadýnlar Olimpiyat Oyunlaeý'na katýlamaz, Demeter'in rahibeleri dýþýnda izleyici olarak da bulunamazlardý. ÝS
2. yüzyýl gezgini Pausanias'ýn yazdýðý,
Hera adýna düzenlenen kadýn yarýþlarýnýn pek bir önemi yoktu.
Araba yarýþlarýnýn en tutulan spor olduðu
Eski Roma ve
Bizans dönemlerinde spor daha çok savaþa hazýrlýklý olma baðlamýnda ele alýnýyordu.
Koþu ve
disk atmadan çok
boks,
güreþ,
mýzrak atma sporlanna önem veriliyordu. Eski Yunan oyunlarýna ilgi daha çok
Hadrianus döneminde (ÝS
117-
138) baþladý.
Roma'da
Circus Maximus'ta yapýlan araba yarýþlan 250 bin kadar izleyici çekiyordu. Yunan stadyumlarýndan çeliþtirilen circus
1992'de
Ýspanya'nýn
Barselona kentinde yapýlan
Yaz Olimpiyatlarý'nýn açýlýþ töreni ya da hipodromlarda yapýlan araba yarýþlarýnda, ekipler "maviler", "yeþiller" gibi takýmlar oluþturur ve kazandýklarý yarýþlarýn kayýtlarý bugünkü rekorlar gibi tutulurdu.
Gladyatör dövüþleri ise ÝÖ 264'te
Etrüsk cenaze oyunlarýndan geliþtirilmiþti. Araba yarýþlarýnýn dörtte biri kadar izleyici çeken' bu karþýlaþmalar, insanýn insanla dövüþtüðü munera ve insanýn hayvanla dövüþtüðü venatioies olarak ikiye ayrýlýrdý. Özgür insanlarýn da katýldýðý dövüþlerde,
Neron yönetimi sýrasýnda ÝS
63'te kadýnlar da yer almaya baþladý. Gladyatör dövüþleri
Hýristiyanlarýn tepkisi üzerine ÝS
5. yüzyýl baþlarýnda ortadan kalktý.
Ortaçaðda spor daha az düzenli yapýlýyordu. Panayýrlar ve mevsimlik þenliklerde erkekler kayalarý ya da tahýl çuvallarýný kaldýrma yarýþmalarý yapar, kadýnlar ise koþardý. Köylülerin en gözde sporu bekâr erkeklerin evli erkeklerle ya da bir köyün baþka bir köyle karþýlaþtýðý ve her türlü hareketin serbest olduðu bir tür top oyunuydu.
Ortaçaðýn ve
Rönesans'ýn kentlileri ise ok atma yarýþlarýyla eðlenirlerdi. Bu yarýþlarý izleyen daha alt kesimden insanlar arasýnda koþu, sýçrama ve güreþ karþýlaþmalarýna da rastlanýrdý.
Soylularýn gözde sporlarý, avcýlýðýn yaný sýra þövalyelerin katýldýðý turnuvalardý.
Þövalyelerin at üzerinde kargýlanyla rakiplerini devirmeye çalýþtýktan bu turnuvalar ayný zamanda savaþma yeteneklerini gösterdikleri bir alandý. Kazananlar ödülün yaný sýra yeniklerden fidye alýrdý. 12. ve 16. yüzyýllar arasýnda öteki dövüþ biçimlerinin de uygulanmasýyla, bu turnuvalar oldukça kanlý bir biçim aldý.
Rönesans'la birlikte spor bütünüyle dindýþý bir etkinlik oldu.
Hümanistlerin sporu bir beden eðitimi aracý olarak görmeleri, yarýþma yanýný gölgeledi. 15. ve
16. yüzyýllarda, sporda uyumlu hareketler ve estetik öne çýktý. Atlarýn yetiþtirilmesinde hýz ve dayanýklýlýktan çok zarif hareketlere önem verilmeye baþladý.
Eskrim bile bir sanat biçimi olarak ele alýndý.
Floransa'da oynanan ve bugünkü
futbola benzeyen calcio (tekme) oyuncularýn zarif hareketleri açýsýndan deðerlendirildi.
Bugünkü biçimiyle spor ilk kez
17. yüzyýlda,
Ýngiltere'de görüldü. Restorasyon döneminde ve
18. yüzyýlda kriket örgütlü biçimde yayýldý. Deðiþik güçteki sporcularýn ayný yarýþta yer almalarýný engellemek için yaþa ve aðýrlýða göre kategoriler oluþturuldu. Yaygýnlaþan bir baþka spor da
1867'de kurallarý yeniden düzenlenen bokstu.
18. yüzyýl ve
19. yüzyýllarda çok farklý spor dallarý geliþti; kurallarý standartlaþtýrmak amacýyla birçok ulusal örgüt kuruldu. Geliþen kentler ve kent mahalleleri arasýnda rasgele yapýlan karþýlaþmalarý düzene koymak için ligler oluþturuldu. Ýngiltere'de Futbol Birliði (FA) 1863'te kuruldu, bunu
1880'de
Amatör Atletizm Birliði'nin (AAA) kuruluþu izledi.
Uluslararasý Olimpiyat Komitesi (IOC) ise
1894'te kuruldu ve iki yýl sonra ilk modern Olimpiyat Oyunlarý yapýldý. Modern sporlar özellikle Ýngiltere ve
ABD'den dünyaya yayýldý.
Emperyalizm çaðýnda ise
Avrupa ülkeleri ve ABD,
Afrika'nýn ve
Asya ülkelerinin bir bölümünün geleneksel sporlarýný bastýrarak buralara modern sporlarý soktular. Modern sporlara geçiþin ardýnda kusursuzluðu arayan Sanayi Devrimi yatýyordu. En üst dereceye ulaþma tutkusu "rekor" kavramýný ortaya çýkardý. Spor,
20. yüzyýl toplumunun temel deðerleri olan laikliði, usçuluðu, uzmanlaþmayý, bürokrasiyi, ölçme ve derecelendirmeyi yansýtýr oldu. Birçok düþünür ve toplumbilimci modern sporu sanayi kapitalizminin bir ürünü olarak kabul etti.
Kapitalizm televizyon ve öteki iletiþim araçlarýný da kullanarak sporu pazarlanabilen bir mal haline getirdi. Boþ zamanlarýn artmasý da spor izleyicilerinin ve tüketicilerinin sayýsýnýn görülmemiþ ölçüde çoðalmasýna yol açtý.
Modern sporlar
Ýngiltere'de ortaya çýkarken, modern beden eðitimi
18. yüzyýl sonuyla 19. yüzyýl baþýnda
Almanya'da ve
Ýskandinav ülkelerinde geliþti. Ama
jimnastik, bir yarýþma biçimini alana deðin uluslararasý ilgi görmedi. Sporun ticarileþmesi karþýsýnda amatörlük kavramý ortaya atýldý ve
Olimpiyat Oyunlarý'na spordan gelir elde etmeyen amatör oyuncularýn katýlmasý kararlaþtýrýldý. Ama en iyi dereceye ulaþma çabasý geniþ bir yatýrým ve yoðun bir çalýþma gerektirdiðinden, baþka bir iþle uðraþmayýp büyük paralar kazanan "amatör" atletler ortaya çýktý.
Amatörlük ve
profesyonellik arasýndaki ayrým
20. yüzyýl sonunda spor dünyasýndaki en önemli tartýþma konusuydu.
Ayrýca bakýnýz
Futbol Basketbol Voleybol Tenis Hentbol Yüzme Atletizm Formula 1 At yarýþlarý Olimpiyat Disk atma
Lütfen dikkat: Bu sayfada kýrmýzý ile linklenen ve iki çizgi ile altý çizilen linkler reklamdýr. Bu linklere týklanýldýðýnda baþka bir siteye yönlenirsiniz.