Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi

Sera gazları hakkında bilgi

Su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3) ...Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2 KARBONDİOKSİD, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)



Sanayi devriminin başlangıcı olan 1750-1800 yılından bu yana, karbondioksit (CO2), metan (CH4) ve diazot monoksit (N2O) gibi sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu önemli ölçüde artmıştır. Özellikle CO2 280 ppmv’den yaklaşık 370 ppmv’ye,1 CH4 700 ppbv’den yaklaşık 1750 ppbv’ye.2 ve N2O 275 ppbv’den yaklaşık 315 ppbv’ye yükselmiştir. 20. yüzyılın ortalarına kadar mevcut olmayan kloroflorokarbonlar (CFC) son 50 yıl içinde öylesine hızlı artmıştır ki, sadece doğal sera etkisi bakımından değil, aslında aynı zamanda Atlantik üzerinde aşınmış olan stratosferik ozon tabakası için de bir tehlike oluşturmaktadır. Sera gazlarının birçoğu atmosferde yüzlerce yıl kalıyor ve iklimimizi asırlar boyu etkileyecekler.

Kutuplardaki buzdağları ile ilgili çalışmalar bize, atmosferdeki karbondioksit yoğunluk seviyesinin son 420 bin yılın en yüksek seviyesinde olduğunu gösteriyor. Henüz kesin olarak doğrulanmasa da, bu büyük bir olasılıkla son 20 milyon yılın en yüksek seviyesi. Atmosferdeki hızlı karbondioksit artış oranı –%8’i son 20 yılda gerçekleşmek üzere 250 yılda %32– kesinlikle son 20 bin yılın en yüksek oranıdır.

Koruların ve ormanların yok edilmesi özellikle tropikal alanlarda inanılmaz bir hıza ulaşmıştır. Korular ve ormanlar, fotosentez işlemiyle atmosferden karbondioksiti emerler, dönüştürürler ve atmosferdeki karbondioksitin emilmesi ve yeniden çevrilmesinde en temel aracı oluştururlar. Son yıllarda, her yıl İsviçre büyüklüğünde bir alanın çölleştiği hesap edilmektedir.

Dünya yüzeyinin insanoğlu tarafından dönüştürülme sürati, nüfussal büyümeye ve ekonomik ve endüstriyel gelişmeye bağlı olarak hızla artmaktadır. Bu da küresel iklim enerji dengesindeki değişiklikleri tetiklemektedir. Bunun da ötesinde, özellikle Asya, Güney Amerika ve Afrika’da kentlerin yayılma ve yoğunlaşma süratinin artması, tarım için toprak kaynaklarının yoğun kullanımı, kara ve deniz kirliliği ve insanoğlunun son yüzyıldaki diğer faaliyetleri, gezegenin güneş enerjisi emme kapasitesini ve güneş radyasyonunu uzaya yansıtma kapasitesini değiştirmiştir.



Sera gazları ikiye ayrılıyor:

1. Doğrudan sera gazları: karbondioksit, metan, nitrotoksit.

a) Karbondioksit: Karbondioksite baktığımızda, küresel ısınma potansiyeli “1” olarak hesaplanmıştır, sıvı, gaz ve katı yakıtlarda, yani yanma sonucunda atmosfere veriliyor. Bunun bir önlemi veya kaçış yöntemi yoktur. Eğer bir yanma meydana geliyorsa, atmosfere karbondioksiti veriyorsunuzdur. Karbondioksit de ana sera gazıdır. Dolayısıyla, dünya sıcaklığının artmasına neden oluyorsunuz. Konutlarda, sanayide, ulaşımda, yani bunun kullanıldığı her yerde karbondioksit atmosfere doğrudan verilebiliyor.

b) Metan: Metana baktığımızda, işte hayvancılık sektöründe önemli bir yer tutmaktadır. Pirinç ekiminde, pirinç tarlalarından kaynaklanıyor ve çöplük alanlarımızda da metan üretimi ana konuları oluşturuyor. Metanın karbondioksite göre 21 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

c)Nitrotoksit: Bir, kimyasal yolla, ikincisi, gübre olarak tarımda kullanma, üçüncüsü ise, yine yanma neticesinde atmosfere verilen kaynak türüdür.

2. Dolaylı sera gazları: Hidroflora karbonlar, terflora karbonlar ve kükürt hegzeflorür. Hidroflora karbonlar ve terflora karbonların kullanım alanlarına baktığımızda şunu görüyoruz: “CFC”lere alternatif olarak kullanılıyor. CFC’ler, biliyorsunuz, ozan tabakasını incelten maddelerdir. Bu maddelerin kullanımı Montreal Protokolüyle yasaklanmıştır, kontrol altına alınmıştır. Bunlara alternatif olarak kullanılan bu maddeler ozan tabakasını inceltmemekle birlikte küresel ısınmaya neden olduğu için de, iklim değişikliği çerçeve sözleşmesiyle de kontrol altına alınmaktadır. Kullanıldığı alanlar da; çok açık bir şekilde, işte yalıtımda, soğutucu sektörlerde, buzdolaplarında, klimalarda, yangın söndürücülerde, işte köpüklü ambalaj malzemesi olarak, kuru temizlemede ve spreylerde itici gaz olarak kullanıldığı bilinmektedir. Diğer bir kullanım yerleri de, mineral üretiminde bu gazlar da kullanılmaktadır.

((su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3)))

Ansiklopedi tarayıcı