```Ru`yetullah```, İslam dini terimi. Allah`ın ahirette gözlerle görülmesini tanımlar. Kelâm ilmindeki tartışmalardan birisidir.
...
Ru`yetullah İslam dini terimi. Allah`ın ahirette gözlerle görülmesini tanımlar.
İslam, Allah'ın insanlara Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile gönderdiği son ilahi dindir.
Arapçada seleme (Allah'a tamamen bağlanmak) kökünden gelen İslam sözcüğünün Türkçe anlamı "Allah'a ve onun buyruklarına kayıtsız şartsız inanan" demektir. Bu kelime aynı zamanda, Hz. Muhammed aracılığıyla ilkeleri bildirilen ve Müslüman adı verilen (Arapça İslamlığı kabul eden anlamına, müslim'den) 600 milyon insanı bünyesinde toplamış büyük bir dinin de adıdır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Kelâm ilmindeki tartışmalardan birisidir.
Genel Görüş
İslam dinindeki farklı mezheplerin ru`yetullah konusunda farklı düşünceleri ve görüşleri mevcuttur.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Ehl-i sünnete göre,
Ehl-i Sünnet Alm. Der Weg der Sünniten, Fr. la voie d ahl-i Sunnat, İng. The Sunni Path. İslam dininde doğru itikat üzere olanlar. Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın ve Eshabının (aleyhimürrıdvan) yolunda bulunanlar, bildirdikleri itikat üzere inananlar.
Eshab-ı kiramın, Peygamber efendimizden naklen bildirdiklerini, olduğu gibi, hiçbir şey ekleyip çıkarmadan kabul edip, böylece inanıp, onların yolunda olup, onlar gibi inananlara Ehl-i sünnet
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
ahirette Allah`ın müslümanlar tarafından görülmesi aklen
Bazı dinlere ve ilkel insanların inanışlarına göre, insanların, ruh olarak, bedenle birlikte ya da başka bir ...
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
caiz (akli olarak mümkün), naklen (ayet ve hadis ile)
vacibdir (gereklidir). Bu şu manaya gelir; aklen Allah`ın ahirette görünmesi imkansız değildir, nakil (ayet ve hadis) ile de müslümanların Allah`ı ahirette göreceği belirtilmiştir. İslam dininde çoğunluğun konu hakkındaki görüşü budur.
İslam inancına göre naklen Allah`ın gözlerle görülmesi vacib olsa da ehl-i sünnet alimleri bu görme fiilinin nasıl bir fiil olduğunun bilinemeyeceğini öne sürmüşlerdir.
Konu ile ilgili öne sürülen nakli (ayet-hadis) dellilere örnek vermek gerekirse:
İslam dininde zanni (kat’i ve açık olmayan) delille bildirilen emirler, işler. Zanni delil, ya manası kapalı bir ayet-i kerimedir, yahut bir sahabinin Peygamber efendimizden sallallahü aleyhi ve sellem bildirdiği bir hadis-i şeriftir. Vacib, Allahü tealanın emridir. Fakat farz gibi açıkça ve kesin olarak bildirilmemiştir. Bu sebeple Hanefi mezhebinde farzla vacib ayrı şeylerdir. Farzı inkar eden kafir olur yani imanı gider. Vacibin vacib olduğuna inanmayan kafir olmaz.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Kıyâme suresinin 22-23 ayetlerinde, ``"O gün Rablerine bakan ter-ü tâze (ışık saçan) yüzler vardır."``
Peygamber şöyle demiştir:
``"Cennetlikler cennete girdiği zaman Allah Taâla `daha da vermemi istediğiniz bir şey var mı?` buyurur. Onlar `sen yüzümüzü ağarmadın mı? Bizi cennete koyup ateşten kurtarmadın mı? Daha ne isteyelim?` derler. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak perdeyi kaldırır, cennetliklere artık Rablerine bakmaktan daha hoş gelecek hiçbir şey verilmiş olamaz."``(1) Peygamber daha sonra sözlerine Yunus suresi 26. ayeti okuyarak devam etmiştir; Yunus suresinin 26. ayeti ise şöyle buyurmaktadır, ``"İyi iş ve güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık ve bir de ziyade vardır."`` Hadisten de anlaşılacağı üzere alimlere bu ayette "ziyade" ile kastedilenin Allah`ı görmek olduğunu söylemişlerdir.
Kur`an-ı Kerim`de yer aldığı üzere, Musa peygamber Allah`ı görmek istemiş ve şöyle demiştir:
``"Rabbim bana görün ki seni göreyim"`` (A`raf suresi 143. ayet) Eğer Allah`ın görülmesi imkansız olsa idi, Musa peygamber bu tür bir talepte bulunamazdı. Zira İslam inancına göre vahiy alan bir peygamber Allah`ın sıfatlarından habersiz olamaz.
Peygamber başka bir hadiste de şöyle demiştir: ``"Muhakkakki siz şu ayı görüşünüz gibi, Rabbınızı da göreceksiniz. Onu görmekte haksızlığa uğramayacak, izdihama düşmeyeceksiniz."``(2)
Farklı Görüşler
Her ne kadar ehl-i sünnet kelâmcıları ru`yetullahı aklen caiz, naklen vacib olarak açıklasalar da; Mutezile ve
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Cehmiyye mezhepleri, ru`yetullah`ın Allah`ı yarattıklarına benzeteceği düşüncesiyle, ru`yetullah`ı kabul etmez. Bu mezheplere göre ru`yetullah`ı kabul etmek Allah`ın cismi olduğunu iddia etmeye benzer ki İslam dini akidesinin tevhid kuralına göre bu imkansızdır. Böylece bkz. Cebriyye
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Mutezile ve Cehmiyye mezheplerine göre Allah`ın ahirette görülmesi kabul edilemezdir.
Ayrıca, İmam Caferi Sadık Mezhebincede ru`yetullah reddilmektedir. Bu mezhebe göre Enam süresinin 103. ayetinde yer alan "Gerçi O`nu bütün gözler anlayamaz ve hatta kendinden başka hiçbir göz O`nu kavrayıp ihata edemez ve fakat O, gözlerin hepsini idrak ve ihata eder." sözü önem kazanmaktadır. Bu mezhebe göre Allah`ı dünyada ve ahirette görmek onu sınırlamak, belli bir şekle sokmak demektir.Oysa Allah her türlü noksanlıklardan münezzehtir. Ehlibeyt ekolüne göre (Alevi-Şiaya göre) Allah`ı görebilmeyi iddia etmek "tevhid" anlayışına terstir.
==Kaynakça==
(1) - Müslim, İmân, 80; Tirmizî, Cennet, 16; Tefsîr, sûre: 10; Ahmed bin Hanbel, a.g.e., IV, 332; VI, 16.
(2) - Buhârî, Mevâkît, 16, 26; Tefsîr, sûre: 4; Tevhîd, 24; Müslim, İmân, 81; Zühd, 1; Ebû Dâvûd, Sünnet, 19; Tirmizî, Cennet, 15-17.
Bu makale, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu
Vikipedi'deki Ru'yetullah maddesinden kopyalanmıştır. Bu makale,
GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında özgürce kullanılabilir.
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.