Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi hakkında bilgi
bkz. Osmanlı Devleti kuruluş dönemi
Osmanlı Beyliği''nin temelleri
13. yüzyıl ortalarında atıldı.Beyliğe adını veren
Osman Bey ileri görüşlü,kararlı ve başarılı bir devlet adamı ve askerdi.Onun bu kararlılığı devletin çok sağlam temeller üzerine kurulmasını sağladı.
Osmanlı Devleti, Bilecik İlinin Söğüt İlçesinde Kurulmuştur.
Osman Gazi
Osman Bey''in babası
Ertuğrul Gazi hakkında sağlam ve güvenilir bilgiler hemen hemen yoktur. Bilinen, kendisinin
13. yüzyıl''da
Batı Anadolu''da yaşayan
Türkmen beylerinden biri olduğudur. Babası gibi
Osman Bey''in hayatı hakkında da bilinmeyenler pek çoktur.
Osman Bey,
Çobanoğulları Beyliği''nin
vâsalı olarak
Bizans topraklarıyla ilişkilerde bulunurken, bu beyliğin
Bizans''la anlaşması üzerine, bölgede
Bizans üzerine akınlarda bulunanlar, etkinliklerini bu kez
Osman Bey''in bayrağı altında sürdürdüler. Bu durum yavaş yavaş
Osman Bey''i bağımsızlığa iten bir etken oldu.
Osman Bey bölgenin ve
Bizans''ın içinde bulunduğu durumdan ustaca yararlanmasını bildi; bölgedeki
İslâm tarikatlarının, özellikle
Şeyh Edebali''nin gücünden ve nüfuzundan yararlandı.
Bizans''a karşı savaşan gazilerin önderi durumuna gelen
Osman Bey,
Bizans köy, kasaba ve kalelerini birer birer ele geçirmeye başladı. Başarıları hem topraklarının büyümesine, hem de beyliğin gücünün yavaş yavaş arttığının göstergesi olmaktadırlar.
'sağa yatır'
Osmanlı Beyliği''nin genişlemesi
Marmara bölgesindeki büyük
Bizans kentlerinden
Bursa''nın
1326''da
Osmanlı Beyliği''nin eline geçmesiyle sürdü.
Bursa''nın alınışını göremeden o yıl ölen
Osman Bey''in yerine geçen oğlu
Orhan Bey zamanında da
Osmanlı Beyliği''nin gelişmesi hızlandı.
Bursa''nın ardından
Marmara Bölgesinin öteki büyük
Bizans kentleri,
İznik ve
İzmit de
Osmanlılar''ın eline geçti.
Osmanlı ilerlemesini durdurmak isteyen ve başında
Bizans İmparatoru
III. Andronikos''un bulunduğu bir
Bizans ordusu
Pelekanon denilen yerde bozguna uğratıldı (
1329).
Osman Bey döneminde,
Osmanlı Beyliği yalnız
Bizans topraklarında genişlemişti.
Orhan Bey
Osmanlı Beyliği,
Orhan Bey döneminde komşu
Türkmen beyliklerinin topraklarında da genişlemeye başladı. Orhan Bey 1324 yılında tahta geçince ilk olarak Bursa''nın kapısı olan Atranos kalesini ele geçirdi. Daha sonra Atranos Kalesi''nin adını Orhaneli Kalesi olarak değiştirdi. Orhan Bey Bursa''yı kuşatma altını aldı. Bursa fazla dayanamayarak Osmanlı''ya teslim oldu. 1324 yılında Bursa şehri ele geçirildi. Osman Bey''in naşı Bursa''ya nakledildi. Bugün Gümüşlü Kümbet diye anılan yere gömüldü.
Balıkesir,
Çanakkale,
Bergama dolaylarına sahip olan
Karesi Beyliği toprakları da
Osmanlı egemenliğine girdi (
1345). Böylece
Osmanlılar hem
Karesi Beyliği''nin donanmasına, hem
Rumeli''ye geçiş için önemli bir takım noktalara, hem de
Rumeli topraklarını iyi tanıyan
Karesi komutanlarına sahip oldular.
Karesi Beyliği''nin
Hacı İlbey,
Evrenos Bey,
Ece Halil,
Gazi Fazıl gibi komutanları
Osmanlı hizmetine geçtiler ve özellikle
Rumeli''nin fethinde çok önemli roller oynadılar.İlk düzenli yaya ve atlı ordu Orhan bey zamanında kuruldu
14. yüzyıl ortalarında, yani
Osmanlılar''ın
Rumeli''ye geçmeye hazırlandıkları sırada
Balkan Yarımadası''nda
Doğu Trakya,
Selânik,
Güney Epir eğreti bir biçimde
Bizans İmparatorluğu''na bağlıydı. Yarımadada ayrıca
Sırp,
Bulgar Krallıkları ve
Arnavut Prenslikleri vardı. Bazı liman kentleri de
Venedik''in elinde bulunuyordu.
14. yüzyıl ortalarında halkı
ortodokslardan oluşan
Balkanlar, siyâsi birlikten yoksun olmanın yanı sıra
katolik Venedik ile
katolik Macaristan''ın istilâ tehdidi altındaydı.
Osmanlılar
Rumeli''ye
Bizans İmparatorluğu''nda
Palaiologoslar ile
Kantakuzenoslar arasındaki taht kavgalarından yararlanarak,
1354''te ayak bastılar.
Osmanlılar''ın
Balkanlar''da ele geçirdikleri ilk üs
Gelibolu Yarımadası''nda
Çimpe Kalesi oldu.
Orhan Bey''in yerine geçen oğlu I. Murat ile Balkan seferleri başlamıştır.
I. Murat ve Balkanların fethi
I. Murat (
1326 -
1389),
Balkan fetihlerini hızla sürdürdü.
1363''te
Edirne yakınlarında
Sazlıdere denilen yerde,
456 Osmanlı ilerlemesini durdurmak isteyen bir
Bizans -
Bulgar ordusu yenilgiye uğratıldı ve bu zaferin ardından
Edirne Osmanlılar''ın eline geçti. Kısa bir süre sonra,
Edirne''yi geri almak isteyen
Macar -
Sırp -
Bulgar -
Eflâk -
Bosna birleşik ordusu Edirne yakınlarında,
Sırpsındığı Savaşı''nda ağır bir yenilgiye uğratıldı (
1364). Bu zaferle
Balkan Yarımadası''nın içlerine giden yollar
Osmanlılar''a açılmış oldu.
Bulgar ve
Sırp krallıkları hem kendi içlerinde parçalanmış, hem de birbirleriyle savaş halinde bulunuyorlardı. Bu bitmez tükenmez savaşlardan bıkmış
Balkan ulusları, tıpkı
Bizans köylüleri gibi
Osmanlı yönetimini kabule hazır durumdaydı. Bu yüzden,
Osmanlı ilerlemesine karşı direnme, yalnızca
Balkan devletlerinin zayıf yönetici tabakasından geldi; onların bu zayıf direnmesi de
Osmanlı ilerlemesini durdurmaya yeterli olmadı.
Osmanlılar kısa süre içinde
Bulgaristan''ı,
Yunanistan''ı ve
Sırbistan''ı ele geçirmeyi başardılar.
14.yy. sonlarında
Osmanlı sınırı
Tuna''ya ve
Belgrad''a dayanmış bulunuyordu.
Balkan devletlerinin ve onları destekleyen
Avrupa devletlerinin
Osmanlı ilerlemesini durdurma çabaları,
I. Kosova Savaşı (
1389),
Niğbolu (
1396),
Varna (
1444),
II. Kosova Savaşı (
1448) savaşları ile kırıldı.
İstanbul''un
Osmanlılar''ın eline geçmesinden önce
Belgrad ve dolayları,
Arnavutluk, bazı liman şehirleri dışında
Balkanlar büyük ölçüde
Osmanlı egemenliğine girmiş bulunuyordu.ve osmalı padişahı I.MURAT savaş yerinde yaralı bir sırplı tarafından öldürüldü.
dönemde
Osmanlı Beyliği askeri ve siyasi gücünü, büyük ölçüde
Bizans topraklarında genişlemede kullanmıştır.
Orhan Bey zamanında zayıf, içten parçalanmış
Karesi Beyliği toprakları kolayca ele geçirilmiş, bunun dışında öteki
Anadolu Beylikleriyle ciddi çatışmalara girişilmekten uzak durulmuştu.
Osmanlılar,
Anadolu topraklarında genişlemeyi, ancak
I. MuratBu döneminde,
Balkanlar''a iyice yerleştikten sonra ciddi olarak düşünmüşler ve uygulamaya koymuşlardır.
I. Murat döneminde
Germiyanoğlu Süleyman Şah''ın kızı ile
I. Murat''ın oğlu
Şehzâde Bayezid''in evlenmeleri,
Kütahya,
Tavşanlı,
Emet,
Simav ve
Gediz dolaylarının çeyiz olarak
Osmanlılar''a geçmesine neden oldu. Yine
I. Murat döneminde
Osmanlı Beyliği,
Hamitoğulları Beyliği''nden
Akşehir,
Yalvaç,
Beyşehir,
Karaağaç ve
Seydişehir''i
1374''te 80000 altın karşılığı satın alarak
Anadolu''daki bu genişleme, kendilerini
Anadolu Selçukluları''nın vârisi sayan
Karamanoğulları Beyliği ile sınırdaş yaptı ve bu durum
Osmanlı -
Karaman mücadelesinin başlamasına neden oldu.
Osmanlı tarihinin önemli bir parçası olan
Osmanlı -
Karaman mücadelesi,
15.yy. sonlarına,
Karamanoğulları Beyliği ortadan kaldırıncaya kadar sürdü.
I. Beyazit ve Fetret Devri
Osmanlılar ile başta Karamanoğulları olmak üzere,Anadolu Türkmen beylikleri arasındaki mücadele,I.Murat''ın oğlu Yıldırım Beyazit(I.Beyazit)(1389-1402)döneminde,tüm beyliklerin ortadan kalkması ve beyliklerinin Osmanlı topraklarına katılmasıyla sonuçlandı.Bu dönemde Osmanlılar,Türkmen beyliklerinin topraklarından başka,Kadı Burhanettin''in mülkü sayılan SİVAS,Kayseri,Malatya ve Elbistan''ı da ele geçirmeyi başardılar;böylece Osmanlı sınırı doğuda Fırat''a kadar genişledi.Ancak bu durum,Osmanlılar''ı toprakları ellerinden alınan beylerin sığındığı Timur''la karşı karşıya getirdi.Osmanlı yönetimine geçen Anadolu Türkmen beyliklerinin asker ve yöneticileri henüz büyük ölçüde eski beylerine bağlılıklarını koruyorlardı.Bunlar Ankara Savaşı(1402)sırasında Timur ordusunda bulunan eski beylerinin yanına geçtiler.Bu hem
Ankara Savaşı''nda
Osmanlılar''ın yenilmesine, hem de
14.yy''da kurulmuş olan
Anadolu siyâsi birliğinin dağılmasına neden oldu.
Osmanlılar,
Anadolu''nun siyâsi birliğini yeniden ancak
15.yy''ın ikinci yarısında,
II. Mehmet döneminde kurabildiler.
Ankara Savaşı''nda
Osmanlılar''ın uğradığı ağır yenilgi, yalnız
Anadolu''daki siyâsi birliğin parçalanmasına neden olmakla kalmadı,
Osmanlı Devleti''nin kendi içinde de parçalanmalara yol açtı.
Yıldırım Bayezid''in oğulları
Süleyman Çelebi,
İsa Çelebi,
Musa Çelebi,
Mehmet Çelebi,
Osmanlı tahtına sahip olabilmek için birbirleriyle mücadeleye giriştiler. "
Fetret Devri" adı verilen ve
1413''e kadar süren bu taht kavgası dönemi,
Mehmet Çelebi''nin (
I. Mehmet) (
1413 -
1421) kardeşlerini ortadan kaldırıp,
Osmanlı Devleti''nin birliğini yeniden sağlamasıyla sona erdi.
Ankara Savaşı''ndan sonra dikkati çeken en önemli özelliklerden biri,
Anadolu''daki eski
Türkmen beyliklerinin yeniden kurulmasına,
Osmanlı Devleti''nin de
Bayezid''in oğulları arasında parçalanmasına karşın
Balkan uluslarının
Osmanlı yönetiminden kurtulmak için girişimde bulunmamalarıdır. Bunun da nedeni büyük ölçüde,
Osmanlı düzeninin, özellikle mîri toprak düzeninin,
Balkan derebeylik düzeninden daha iyi, daha ileri bir düzen olması ve
Balkan halklarının büyük ölçüde bu düzenden hoşnut olmalarıdır.
Ankara Savaşı''ndaki ağır yenilgi,
Osmanlı gelişmesini yarım yüzyıl kadar geciktirmiş oldu. Ancak
Osmanlı Devleti, bir devleti tümüyle tarih sahnesinden silebilecek kadar büyük ve önemli olan bu sarsıntıyı atlatabildi; yarım yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa yeniden gelişme ve büyüme yoluna girdi.
1451''de
II. Murat (
1421 -
1444,
1446 -
1451) ölüp de yerine oğlu
Fatih Sultan Mehmet (
II. Mehmet) (
1444 -
1446,
1451 -
1481)
padişah olduğunda, artık
Osmanlı Devleti,
Ankara Savaşı''nın tüm sarsıntılarını atlatmış ve kuruluş dönemini tamamlamış bir
imparatorluk olarak dünya tarihindeki yerini almaya hazır bulunuyordu.
1451''de
II. Mehmet, atalarının pek çok defa girişip de başaramadıkları
İstanbul''u alma işini düşünebilecek ve bunu gerçekleştirebilecek kadar kendini güçlü hissediyordu.
Bakınız
Fetret Devri
Osmanlı Beyliğinin kuruluşu
Osmanlı Devleti