Matematik, sayma, ölçme, cisimlerin şekillerini tanımlama gibi temel işlemlerden ortaya çıkan ve yapı, düzen ve ilişkileri inceleyen bilim dalı. Mantıksal irdeleme ve nicel hesaplamaları konu alan matematik, idealleştirme ve soyutlamalara dayanır. ...
Matematik, sayma, ölçme, cisimlerin şekillerini tanımlama gibi temel işlemlerden ortaya çıkan ve yapı, düzen ve ilişkileri inceleyen bilim dalı. Mantıksal irdeleme ve nicel hesaplamaları konu alan matematik, idealleştirme ve soyutlamalara dayanır.
17. yüzyıl sonrasında fiziksel bilimler ve teknolojinin vazgeçilmez bir parçası durumuna gelen matematik, günümüzde sosyal bilimlerde ve yaşam bilimlerinde de aynı konuma ulaşmıştır.
Tüm matematik sistemleri bir
17. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
aksiyomlar kümesi ve bu aksiyomlardan
mantık yoluyla türetilen
Mantık doğru düşünmenin bilimidir. Doğru düşünmenin kurallarını koyan normatif bir bilimdir.
Mantık, düşüncenin doğru ve yanlış olduğunu ortaya koymakta yardımcı bir bilimdir. İnsanın doğru düşünmesini düzenlemeye çalışır. Bunun için birçok prensipler ve çeşitli araştırma usulleri tesbit edip kanun şekline koyar.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
teoremlerden oluşur. Aksiyomlar kümesinin doğruluğu ya da yanlışlığı matematiğin tartışma konusu değildir, ama mantıksal olarak tutarlı olması, kendi içinde çelişki doğurmaması istenir. Bu bakımdan matematik soyuttur, değişik bir
Matematik ve mantıkta kanıtlanması amaçlanan sav, önerme; kanıtsav.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
aksiyom kümesinden farklı sonuçlar türetilebilir. Öte yandan matematik yöntemleri öteki bilimlerce kullanıldığında somut sonuçlar elde edilir. Burada önce gözlemlerden kaynaklanan varsayımlar yapılarak bir model oluşturulur. Varsayımlar modelin aksiyomlarıdır. Türetilen matematik teoremlerinin yorumlan ise somuttur. Örneğin
Newton kuramında bazı fiziksel varsayımlar yapılır ve hareket problemi bir matematik problemine dönüştürülür.
Einstein'ın
özel görelilik kuramında gene hareket problemi, bu kez farklı fiziksel varsayımlarla ele alınır. İki kuramda da elde edilen sonuçların matematiksel doğruluğu kanıtlanabilir.
Ama bu sonuçların fiziksel yorumlan olan
Newton kuramı ile özel görelilik kuramı farklı şeyler söylemektedir. Bu farklılık varsayımlardan kaynaklanmaktadır ve kuramlann fiziksel doğrulukları ancak deneyle sınanabilir.
Tarihte matematiksel düşünce ölçme, borç,
vergi,
astronomi hesaplan gibi pratik problemlere çözüm tekniklerinin geliştirilmesiyle başladı. Eski Yunan'da başlayan felsefeyle etkileşimi, matematiği genelleme ve soyutlamalara götürdü. Öte yandan bu genelleme ve soyutlamalar matematiğin kullanım alanını genişletti. Matematikte genelleme ve soyutlamalara çok rastlanır. Birbirinden farklı görünen çok sayıda probleme tek bir genel problemin özel durumları olarak bakılabilir. Örneğin üçgenlerin alanlarını tek tek hesaplamaya çalışmaktansa problemi genelleyip üçgenin alan formülünü türetmek hem daha kolaydır, hem de böylece daha geniş bir uygulama alam ortaya çıkar.
Günümüzde matematik kendi dinamiğinin yanı sıra başka bilimlerle arasındaki etkileşim nedeniyle de çok hızlı bir gelişme göstermektedir. Bu gelişmenin sonucu matematik içinde çok sayıda dal ortaya çıkmıştır (bak.
analiz;
aritmetik;
cebir;
geometri;
istatistik;
kümeler kuramı;
olasılık kuramı;
optimizasyon;
oyunlar kuramı;
sayılar kuramı;
sayısal çözümleme;
trigonometri). İlkel diller incelendiğinde sayma gibi basit görünen bir işlemin oluşmasında toplumlar ancak ilk birkaç sayıya isim koyabilmişler, gerisini "çok" olarak nitelemişlerdir. Matematiksel düşüncenin ilk adamı olan
rakamlar ve sayma işlemi ancak ekonomisi düzenli, gelişmiş yerleşik toplumlarda yazı ile birlikte ortaya çıkmıştır.
Antik Çağda ilk önemli matematik merkezi olarak, IÖ 2000'lerden sonra
Babil görülür. Babilliler ekonomik yapılannın gerektirdiği denklem çözme, kök bulma, alan ve hacim hesaplama gibi tekniklerin yanı sıra astronomiye olan yakın ilgileri nedeniyle trigonometriyi geliştirdiler. Babil'in matematiğe belki en büyük katkısı 60 tabanlı sayı sistemidir. Sıfır simgesinin de katılmasıyla onlu sisteme çok benzeyen
60 tabanlı sayı sistemi bugün bile açı ve zaman ölçümünde kullanılmaktadır.
Eski Mısır'dan günümüze ulaşan iki önemli matematik yapıtı
Golenişev papirüsü (İÖ y. 1900) ile
Rhind papirüsüdür (İÖ 1700'den önce). Bunlar çağlarının
aritmetik ders kitaplan olarak nitelenebilir. Gerek Mısır'da gerekse daha sonra
Roma uygarlığında matematik, pratik bir araç olmaktan öteye gitmemiştir. Yunan matematiği İÖ 7-6. yüzyıllarda
Mezopotamya ve Mısır'dan gelen bilgilerin derlenmesiyle oluştu, ama kendi ürünlerini İÖ 5. yüzyılın ikinci yansından sonra vermeye başladı.
Elealı Zenon'un zaman ve uzayın sonsuz sayıda parçaya bölünmesi hakkındaki paradoksla-n, Demokritos'un atomcu görüşleri, geometrik niceliklerin ölçümünde yeni aksiyomlar gerektirdi ve kuramsal matematik kavramını oluşturdu. İÖ 4. yüzyıl matematikçileri niceliklerin ölçümünde rasyonel sayıların (tamsayılann birbirlerine oranlan) yeterli olmadığını buldular ve
irrasyonel sayıların geometrik kuramını geliştirdiler. Alan ve hacim hesaplarındaki sonsuz küçük kesitler bugünkü integral kavramının ilk işaretleri olarak görülebilir.
Kuramsal matematiğin sonsuz kavramı dışında Eski Yunan matematiğinin ilgilendiği iki önemli konu konikler ile astronomiden kaynaklanan
küresel geometri problemleri oldu. İÖ 4. yüzyılın sonunda matematikte erişilen düzey ve yetkinlik daha sonra yazılan
Eukleides'in ünlü Stoikheia'sı (Elemanlar) ile simgelenir.
Kuramsal matematik
Antik Çağda
Arkhimedes ve
Apollonios ile doruğa ulaştı.
Konikler konusunda erişilen bulgulann önemi ancak 19. yüzyılda izdüşümsel geometrinin gelişmesiyle anlaşılabildi. Arkhimedes ve Apollonios'tan sonra gelişme astronomiden kaynaklanan problemler doğrultusunda oldu. Gezegenlerin yörüngelerinin belirlenmesi, sayısal tablolar, mekanik aygıtlann bulunması ve İS 100 dolaylarında
Menelaos'un küresel trigonometrideki sonuçlan
Ptolemaios'un İS 2. yüzyılda astronomide ortaya koyduğu bulgulara temel oluşturdu. İS 4. yüzyıldan sonra bilim eski bulguların yeniden gözden geçirilmesi ve öğretilmesine dönüştü.
Klasikler yeniden yorumlandı, eski kitaplar üzerine yeni tezler yazıldı. Zaman içinde bu hep böyle süregidince
Bizans dönemine Yunan matematiğinin yalnızca basit bir özeti kaldı.
Ortaçağda bilim
Hindistan'da ve
İslam dünyasında yeniden canlandı.
Bağdat'ta
Abbasi halifesi
Mansur'un etkisiyle Yunan bilim yapıtlarının sistematik bir biçimde çevrilmesine girişildi.
Hint astronomisinin de etkisiyle Bağdat ilk İslam astronomi merkezi oldu. Matematik ve astronominin bu yeniden canlanışında önemli etkenlerden biri de Bağdat okulundan
Harizmi (y.
780 -y.
850) oldu. Bu canlanış özellikle trigonometri ve küresel trigonometride Antik Çağdakinin çok üstünde bir gelişme doğurdu. İslam matematik ve astronomi geleneği
1400'lere değin aralıksız sürdü.
İslam biliminin
Avrupa'ya yayılması
11. yüzyılda başlar. Bu konuda öncülüğü yapanlar 11. yüzyılda İngiliz filozof Bath'lı
Adelard ve
12. yüzyılda İtalyan matematikçi
Leonardo Pisano'dur. Bu yüzyıllarda Yunan bilim klasikleri
Arapça çevirilerinden bu kez
Latinceye çevrildi. Bu yapıtlar
Rönesans'ın bilim yönünün temelini oluşturdu.
16. yüzyılın ortalarında
Kopernik'in astronomi,
Vesalius'un
anatomi alanındaki bulguları eski klasiklerin yanlışlarını ortaya çıkarmıştı. Matematikte yeni bir çağı müjdeleyen ilk bulgular İtalya'da del
Ferro,
Cardano,
Tartaglia ve Ferrari'nin üçüncü ye dördüncü derece denklemlere çözüm getirmeleri oldu. 16. yüzyılın sonlarında Fransa'da
Viete'nin bilinmeyen büyüklükler için harflerle işlem yapması çok hızlı gelişecek olan simgesel, cebirin temelini attı.
17. yüzyılda
İskoçya'da
Napier logaritmayı buldu.
Cavalieri,
Kepler'in sonsuz küçüklerle ilgili yöntemlerini geliştirerek geometriye uyarladı. Örneğin, elipsin alanı bu yöntemle hesaplanabildi.
1637'de Fransız filozof-matematikçi
Descartes büyük buluşu
analitik geometriyi ortaya koydu.
Fermat'nın da katkılarıyla
analitik geometri, geometri problemlerini cebirsel problemlere dönüştüren yeni bir araç oldu. Matematiği bir yan uğraş olarak sürdüren Fermat'nın sayılar kuramındaki bulguları ve
Pascal'la birlikte kurduğu olasılık kuramı ona en büyük amatör matematikçi unvanını kazandırmıştır.
Newton ve
Leibniz'in 17. yüzyılın ikinci yarısırıda
diferansiyel ve
integral hesabı bulmaları matematikte çok önemli bir adımı simgeler. Newton'un
Philosophiae naturalis principia mathematica (
1687;
Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri) adlı yapıtı da gelmiş geçmiş en büyük bilimsel yapıt olarak kabul edilir. Bu yapıtında kütleçekimi yasasını da ortaya koymuş olan Newton'un temel amacı doğayı anlamaktı; buna karşılık Leibniz bilgiye ve evrensel niteliklere ulaşan yolu açmak istiyordu. Leibniz'in bu amaçla geliştirmeyi tasarladığı simgesel mantık,
George Boole tarafından ancak
19. yüzyılın ortalarında ortaya konabildi. Ama onun diferansiyel yöntemi 18. ve 19. yüzyıl matematiğinin gelişmesine temel oluşturdu.
18. yüzyıl matematiğinin en önemli adı
Leonhard Euler'dir. Değişimler hesabı ve diferansiyel geometrinin kurucuları arasında yer alan Euler, analiz ve sayılar kuramı başta olmak üzere matematiğin hemen her dalına önemli katkılarda bulunmuştur. 18. yüzyılın öteki büyük matematikçileri arasında J.-L.
Lagrange, J. L. R. d'Alembert, P.-S.
Laplace ve
G. Monge anılabilir.
19. yüzyılda önemli bir gelişme
Eukleidesçi olmayan geometrilerin ortaya konmasıdır.
Eukleidesçi geometri Stoikheia'da belirlenmiş olan beş aksiyom üzerine kurulmuştu. Bir noktadan, verilen bir doğruya yalnızca bir paralel çizilebileceğini belirleyen beşinci aksiyomu, matematikçiler, yüzyıllar boyunca öteki aksiyomlara dayanarak kanıtlamaya çalışmışlar, ama bunda başarılı olamamışlardı. 19. yüzyılın ilk yarısında N. İ.
Lobaçevski ve J.
Bolyai, 1854'te de B. Riemann paralellik aksiyomu olmadan da tutarlı geometri modelleri kurulabileceğini gösterdiler. Felsefi açıdan öneminin yanı sıra, Riemann'ın bulguları ileride Einstein'ın görelilik kuramının matematiksel tabanını oluşturacaktı. 19. yüzyılın en büyük matematikçilerinden biri de, matematiğin hemen her dalına önemli katkılarda bulunmuş olan C. F.
Gauss'tur.
19. yüzyılın ikinci yarısı çok hızlı bir gelişmenin yanı sıra matematiğin aksiyomatik yapısının yeniden gözden geçirilmeye başlamasını simgeler. Yeni bulguların beraberinde getirdiği temel sorunların yanıtlanması gerekiyordu.
Weierstrass ve Dedekind'in gerçek sayılara ilişkin temel bulguları, Cantor'un sonsuzbüyüklükleri sınıflandırması matematiğin aksiyomatik yapısına ışık tutar.
Matematiğin gelişmesinde bazı problemlerin özel bir konumu olmuştur. Fermat'nın çözdüğü ve bir kitabın kenarına not ettiği ünlü problem (n = 3, 4,... için x" + y" = z" denklemini sağlayan x, y, z tamsayıları yoktur) Fermat problemi olarak anılır {bak.
Fermat'nın büyük teoremi). Ama 300 yıldır
Fermat problemini kimse çözememiştir. Problemi çözmek için gösterilen çabalar ise matematiğe çok şey kazandırmıştır. 20. yüzyıl matematiğinde etkin bir yol gösterici de
Hilbert'in
1900'de
Paris'te İkinci Uluslararası Matematik Kongresi'nde önerdiği 23 problem olmuştur. Güncel birçok soru ve araştırma alanı, kaynağını Hilbert'in bu problemlerinden almaktadır.
Matematiğin Konuları
Sayılar
Sayılar --
Doğal sayılar --
Tam sayılar --
Asal sayılar --
Rasyonel sayılar --
Reel sayılar --
Karmaşık sayılar --
p-sel sayılar --
Sürreel sayılar --
Matematiksel sabitler --
SonsuzHesap
Aritmetik --
Hesap --
Vektör Hesabı --
Analiz --
Diferansiyel Denklemler (Türevsel) --
Dinamik Sistemler ve Kaos Teorisi --
Kesirli Hesap --
Fonksiyonlar Listesi --
Trigonometrik FonksiyonlarTemel Matematiksel Yapılar
Monoidler --
Gruplar --
Halkalar --
Cisimler --
Topolojik Uzaylar --
Manifoldlar --
Hilbert Uzayları --
SıralamalarTemel Matematiksel Kavramlar
Limit --
Süreklilik --
Türev ve Türevlenebilirlik --
Analitiklik --
İntegrallenebilirlik --
Ölçülebilirlik --
Sayılabilirlik --
Tıkızlık --
Ölçütlerin Elenebilirliği --
Eşyapı --
Homotopi --
İyi-sıralılık ilkesiMatematiğin Ana Dalları
Soyut Cebir --
Sayılar Teorisi --
Cebirsel Geometri --
Grup Teorisi --
Analiz --
Topoloji --
Çizge Teorisi --
Genel Cebir --
Kategori Teorisi --
Matematiksel Mantık --
Türevsel Denklemler --
Kısmi Türevsel Denklemler --
OlasılıkUzay
Topoloji --
Geometri --
Trigonometri --
Cebirsel Geometri --
Diferansiyel Geometri --
Diferansiyel Topoloji --
Cebirsel Topoloji --
Lineer Cebir --
Fraktal Geometri Kombinatroniks --
Saf Küme Teorisi --
Olasılık --
Hesaplama Teorisi --
Sonlu Matematik --
Kriptografi --
Çizge Teorisi --
Oyun Teorisi Mekanik --
Sayısal Analiz --
Optimizasyon --
Olasılık --
İstatistik --
Finansal MatematikÜnlü Kuramlar ve Sanılar
Fermat'nın Son Teoremi --
Riemann Hipotezi --
Süreklilik Hipotezi --
P=NP --
Goldbach Sanısı --
Gödel'in Yetersizlik Teoremi --
Poincaré Sanısı --
Cantor'un Diagonal Yöntemi --
Pisagor Teoremi --
Merkezi Limit Teoremi --
Hesabın Temel Teoremi --
İkiz Asallar Konjektürü --
Cebirin Temel Teoremi --
Aritmetiğin Temel Teoremi --
Dört Renk Teoremi --
Zorn'un LemmasıTemeller ve Yöntemler
Matematik Felsefesi --
Sezgici Matematik --
Oluşturmacı Matematik --
Matematiğin Temelleri --
Kümeler Teorisi --
Sembolik Mantık --
Model Teorisi --
Kategori Teorisi --
Teorem İspatlama --
Mantık --
Tersine Matematik -
Matematik Tarihi ve Dünyası
Matematiğin Tarihi --
Matematiğin kronolojisi --
Matematikçiler --
Matematik yarışmaları --
Lateral düşünmeMatematik Yazılımları
Macsyma Maxima Matlab Mathematica MapleLinkler
BilimFeneri http://www.bilimfeneri.gen.tr/pmwiki/pmwiki.php/Matematik/Anasayfa matematik wiki sayfasi, http://www.bilimfeneri.gen.tr/phpBB2/viewforum.php?f=3 matematik forumuKaynaklar
Bu sayfanın hzırlanmasında Wikipedia Türkçe sayfalarından faydalanılmıştır. http://tr.wikipedia.org/
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.