Kara para yasal olmayan işlerden elde edilen para için ve devlete vergisi ödenmemiş parayı tanımlamak için kullanılır. Kara-para terimleri arasında bulunan para yıkama kavramı Mafya babası
Al Capone'un yasadışı yolar ile elde ettiği paraları yasalık kazandırmak için çamaşırhaneler açması ve bu yolla bu paraları yasal yolla kazanmış gibi göstermesi ile ortaya çıkmıştır. Kara-para kavramının Dünya literatürüne girişi
1973 Watergate skandalı ile kullanılmaya başlanmıştır.
Haksız ve gayrikanuni yollardan
para yerine geçen her türlü kıymetli evrakla,
mal ve gelirleri veya bir para biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil, sözü edilen para,
evrak, mal ve
gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen her türlü
menfaat ve
değer.
Uluslararası literatüre göre yasal olmasına rağmen kayıt dışı olan ekonomik faaliyetler
kara para adıyla değil, ''gri para'' olarak adlandırılmaktadır.
Organize suç örgütlerinin istikrarlı bir politik ve ekonomik yapılanmanın olmadığı özellikle
Güney Amerika,
Ortadoğu ve
Uzakdoğu ülkelerinde çok büyük rakamlarla ifade edilen kara paranın arzettiği
tehlikeyi işaret etmek için
Jean Ziegler'in ''İsviçre Daha Beyaz Yıkar'' adlı kitabında; ''
ABD bankalarının net aktifleri 4.2 trilyon civarındadır ve her yıl resmi ve kayıtlı sektöre giren paranın % 10'nu kara-paradır. Bu para yaklaşık olarak ABD'nin savunma bütçesine eşittir. Yine bu rakam bütün
Batı Avrupa ülkelerinin 1 yıllık
petrol alımlarını karşılayacak bir boyuttadır.'' demektedir.
Kara-paraya karşı önlem alınmazsa 2020 yılında ABD Başkanı'nı mafya seçtirtecektir. (
The Economist)
Türkiye'de Tanımı
Türkiye'de
kara para tanımına giren uygulamalar aşağıdaki yasalarda belirtilmektedir.
: 1918 Sayılı
Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'daki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen paraya,
: 6136 Sayılı
Ateşli, Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanundaki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen paraya,
: 2238 Sayılı
Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkındaki Kanun'daki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen paraya,
: 2863 Sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkındaki Kanun'daki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen paraya,
: 213 Sayılı
Vergi Usul Kanunun 344. Maddesinin 2 ve 3 Numaralı Bentlerindeki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen gelir ve paraya,
: 765 Sayılı
Türk Ceza Kanunu'ndaki Devletin Şahsiyetine Karşı işlenen cürümlerden elde edilen paraya,
: Yine 765 Sayılı Türk Ceza Kanunundaki 179, 192, 264, 316, 317, 318, 319, 322, 325, 332, 333, 335, 339, 341, 342, 345, 350, 403, 404, 406, 435, 436, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 504 ve 505. Maddelerindeki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen paralara kara para denilmektedir.
Kara Para aklama yöntemleri
Uyuşturucu kaçakçısı 20 bin dolarlık çeki, herhangi bir kurumda
çek tahsildarı olarak çalışan arkadaşına verir. Bir çek tahsildarının elinde yüksek miktarda nakit bulundurması hiçte garipsenecek bir durum olmadığından ve bu kişinin günlük işlemler için sık sık bankaya gitmesi gerektiğinden, uyuşturucu tacirinin kara parası kolaylıkla sisteme dahil olur. Uyuşturucu kaçakçısı verdiği 20 bin dolar karşılığı 16 bin dolar alır. Kaçakçıya yapılan ödeme ise çek tahsildarının sıklıkla kullandığı
posta çeki formunda yapılır. 4 bin dolarlık fazlalık ise çek tahsildarına kalmaktadır. Bu aşamadan sonra uyuşturucu kaçakçısı, elindeki posta çeklerini bir kıyı bankasında daha önce açtırdığı hesaba aktarır. Bu sistem ile 20 milyon dolar bile aklanabilir. Ancak rakamın fazlalaşması durumunda birden fazla çek tahsildarının kullanılması yoluna gidilecektir.
Her
piyango çekilişi sonrasında ya da
lotoda 6 rakamın tutturulması sonucunda, kara-para aklayıcısı büyük ikramiyenin kime çıktığını daha önceden öğrenir. O kişiye çıkan paradan daha fazla bir parayı bilet sahibine vererek piyango biletini ya da loto kağıdını ondan satın alır. Sonra bu kazanılan ikramiye parası daha önceden anlaşılmış olan bir banka müdürü ya da avukat aracılığı ile tahsil edilir. Böylece kara-para bir ''talih kuşu'' olarak uçar uçar uçar ve bankacılık sektörünün gözü önünde aklanılmış bir hale gelir.
Atadan kalma eski yöntemler diye adlandırılan paravan şirketler kurmak, sahte ve şişirilmiş
faturalar kullanmak, yabancı ülkelerde bloke edilen parayı teminat olarak göstererek yerel bankadan kredi almak,
kumarhane işletmek,
at yarışı gibi bahis işletmeleri açmak, vergi cenneti olan ülkelerden alınan
kredi kartlarını kullanmak, nakit para ile büyük bina, malikane,
turizm tesisi vb satın alımları yapmak, kıymetli
tablo ve sanat eserlerini satın almak ve hediye etmek, kazanılan kara-paranın yurtdışına doğrudan kaçırılması, kara-parayı hisse senedi ve tahvil gibi kıymetli evraka dönüştürmek,
serbest bölgelerdeki aşırı
liberal bankacılık hizmetlerinden yararlanmak, turizm şirketleri kurup seyahat çekleriyle para transferi yapmak, nakit para ile taşınmazlar dışında büyük satın alımlar yapmak gibi uygulamalar
internet ve sanal ortamın kullanılmasından önceki döneme ait yöntemlerdir.
Borsadaki aracı kurumların % 20'ye yakınının içeriden kara-para aklamak isteyenlerle organik ve inorganik ilişki içinde bulunduğu iddiası da sıklıkla söylenilmektedir.
Mücadele Yolları
Özel sektörde kartel ve tröstleşme önlenilmeli ve vergisiz kazanç elden geldiğince ortadan kaldırılarak yeraltı ekonomisi azaltılmalıdır.
Üretimden tüketime kadar olan bütün basamaklarda
vergi kaçırılması önlenmeli ve büyük oranlardaki para hareketlenmeleri izlenmelidir.
Merkezi idare, temel bazı fonksiyonları dışındaki bütün görev ve yetkilerini yöresel yönetimlerle paylaşmalı ve hatta bu yetkilerini devretmelidir.
Yerel yönetimler kendilerine bırakılan alanlarda tam yetkili olmalıdırlar.
Bankacılık, vergi ve
gümrük gibi
ekonomi yönetimi ve denetimi ile doğrudan ilgili kurumlarla,
suç araştırması ve soruşturması yapan kolluk kuvvetleri arasında sıkı bir işbirliği sağlanılmalı ve kurumlar arası bilgi paylaşımına zemin hazırlanılmalıdır.
Medya organize suçlarla mücadeleye tam destek vermeli ve
mafya mensuplarını efsaneleştirecek yayınlar yapmamalıdır.