esim:Namibie Himba 0720a.jpg|thumb|right|250px|
Namibya'da genç bir Himba kadını.
Himba kuzey
Namibia Güneybatı Afrika’da yer alan ve dünyânın en zengin elmas yataklarına sâhip, idârî yönden Güney Afrika Cumhûriyetine bağlı bir ülke.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Namibya'da
Namibia Güneybatı Afrika’da yer alan ve dünyânın en zengin elmas yataklarına sâhip, idârî yönden Güney Afrika Cumhûriyetine bağlı bir ülke.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Kunene (eski Kaokoland) yöresinde yaşayan 20.000 ila 50.000 nüfuslu bir etnik grup. Göçebe bir topluluktur. Hererolara akrabadırlar ve benzer bir dil konuşurlar.
==Tarih==
Hikâyelere göre; Himbalar, Hererolarla birlikte 15. ve 16. yy.larda
Botswana'dan geldiler. Kuzeybatı Namibya'ya yerleşerek avcılık ve toplayıcılıkla geçindiler.
bkz. Botsvana
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Alman Almanya Orta Avrupa'da Kuzey Denizi ile Alpler arasında uzanan bir devlet. Doğusunda Çekoslovakya ve Polonya; güneyinde Avusturya, İsviçre; batısında Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; kuzeyinde Danimarka ve Kuzey Denizi yer alır. Almanya, birisi Baltık Denizinde, diğeri Kuzey Denizinde iki adaya sahiptir. Baltık Denizindeki Fehmarn Adası 185 km2, kuzeyinde bulunan Sylt Adası ise 99 kilometrekaredir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
misyonlerlerin Hereroların yaşam tarzı üzerindeki etkileri ve Namaslarla olan çatışmaları nedeniyle, Hererolardan farklılaştılar. Aslında Hereroların batılılar benzeri giysi giymesine, kocalarının Herero kadınlarının göğüslerini görerek onları arzulamasından korkan Alman kadınları da önayak olmuştu. Böylece Hererolar, kısa süre içinde ''Hererotracht'' adı verilen, Viktorya modası uzun elbiseler giymeye başladılar. Ayrıca
Latince missio teriminden gelmekte olan “misyon”, sözlük anlamı itibarıyla görev, yetki, bundan türetilmiş olan misyoner terimi ise “görevli olan kişi” anlamlarına gelmektedir. Ancak Hıristiyan geleneğinde misyoner ifadesi, bir kavram olarak, resmi kilise teşkilatı ya da herhangi bir Hıristiyan cemaat tarafından Hıristiyan mesajını ve dinini yaymak amacıyla özel olarak yetiştirilen ve bu çerçevede özellikle Hıristiyanlık dışı toplumlarda görevlendirilen kişi anlamına gelmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Hristiyanlaştırılan Hererolar,
"Hıristos" da denen (Yunanca "khristos", kutsanmış'tan) İsa Peygamber'e inananların ve öğretisini benimseyenlerin dinidir. İsa, Roma imparatoru Augustus zamanında Yahudiye'de (bugünkü Filistin), Beytüllahm'da Hz. Meryem'den doğdu. 30 yıl kadar sonra, Kudüs'te İmparator Tiberius'un saltanatı döneminde çarmıha gerilerek öldürüldü.
Mesaimin kapsamı ve özgünlüğüyle ilgi çeken İsa, Hıristiyanlarca İncili, yani sınırsız bir merhamet yoluyla insanların nasıl kurtulaca
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
animist kalan Himbaları hakir görmeye başladılar.
Himba tarihi felaketlerle doludur: Ciddi
Psikolojik olaylarda olduğu gibi hayatla ilgili olayları da düşünen bir ruhun yönettiğine inanan sistem (Stahl doktrini). Stahl'ın animizmi hem mekanizme hem de vitalizme karşıdır;
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
kuraklıklar ve çatışmalar, özellikle Namibya'nın bağımsızlık savaşı döneminde ve komşu
Angola'daki içsavaşta. 1904'te
Lothar von Trotha başkanlığındaki
Alman sömürge idaresinin soykırım politikasından komşuları Herero ve
Namalarla birlikte paylarını aldılar. Bu dönemde, pek çok Himba komşu
Angola'ya sığındı. Burada
Portekiz sömürge idaresinin emrinde yağmacılık yapmaya başladılar. 1920'lerde Namibya'yı yetmiş yıl boyunca denetimi altına alacak olan
Güney Afrika Cumhuriyeti, Himbalara bir koruma alanı ayırdı.
1980'lerde Himbaların yaşam tarzı yok oluş noktasına geldi. Ciddi bir kuraklık keçi sürülerinin % 90'ını öldürdü. Çoğu Himba, sürülerini bırakıp Opuwo kentine göç etti,
gecekondularda yaşamaya başladı.
1990'lardan itibaren Himbalar geleneksel topraklarına dönmeye başladılar. Çoğu Himba, günümüzde doğal koruma alanlarında yaşar. Burada doğal yaşam ve turizm etkinlikleri üzerinde kendi idarelerini uygularlar. Uluslararası eylemcilerle birlikte Kunene Nehri üzerinde inşa edilmesi düşünülen Epupa Barajı'nı (böylece geleneksel topraklarının su altında kalmasını) önlemişlerdir.
==Günlük yaşam==
thumb|right|300px|Himba kadınları.
Himbalar keçi ve inek yetiştirir. Emek isteyen işlerin çoğunu kadınlar yapar: İnekleri sağmak, köye su taşımak, ev inşa etmek, çocuklara bakmak gibi. Bu sonuncu konuda kendi aralarında yardımlaşırlar, bir annenin çocuklarına diğer anneler de bakar.
Himbalar çok az giysi giyerler, ancak kadınlar güneşten korunmak için tereyağı,
aşı boyası ve bitkilerden bir tür güneş kremi yaparak vücutlarına sürerler. Bu karışım, ciltlerine kırmızımsı bir renk verir. Bu renk, toprağın bereketinin ve insan kanının yaşamsallığının da simgesidir. Kadınlar birbirlerinin saçlarını örer ve aşıboyası karşımıyla boyarlar.
Modern giyecekler çevrelerinde az bulunur, ancak bulunduğunda erkekler tarafından kullanılır.
Namibya Hükûmeti, Himba çocukları için seyyar okullar açımıştır. 50 yaşlarındaki bir Himba büyükannesi Vengapi Tijvinda'nın sözleriyle: "Yaşamımız hâlâ aynı; ama artık çocuklar okuma yazma biliyor. Ben bir koruma bölgesinin üyesiyim ve yine av eti yiyebiliyoruz."
==Kabile yapısı==
Yaşadıkları yörenin çetin çöl şartları ve dış dünyadan kopuklukları sayesinde Himbalar geleneksel yaşam tarzlarını büyük ölçüde koruyabilmiştir. Kabile üyeleri hem anne hem de baba tarafının ailelerine dâhil olur. Bu çift aileli düzen, zor iklim koşullarına karşı savaşmalarını sağlar.
Bu düzende her kabile üyesi anne ve baba tarafından olmak üzere iki
klana üyedir. Himba klanları, en yaşlı erkek üye tarafından idare edilir. Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer. Ancak veraset, baba tarafının değil, anne tarafının neslini izler. Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.
Bu çift aile üyeliği, dünya üzerinde sadece Batı
Afrika,
Hindistan,
Avustralya,
Melanezya ve
Polinezya'daki sınırlı sayıda toplulukta görülür.
Antropologlar bu sistemin zor iklim koşullarında avantajlı olduğunu söylerler, zira üyelerin iki aile tarafından desteklenmesini, risklerin bölüşülmesini sağlamaktadır.
==Kaynakça