Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi
 Arama şekli:

Anlatımı bakımından romana benzeyen, ancak romandan daha kısa yazı türüdür.

Hikâyede olaylar genellikle yüzeyseldir. Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir ânı içinde anlatılır. Genellikle kişilerin tek yönü üzerinde ( çalışkanlık, titizlik, korkaklık vs. ) durulur. Bu da romanda aynı dönemlerde oluşmaya başlamış ve özellikle Realizm döneminde önemli bir tür haline gelmiştir.

İki tür hikâye görülür. Bunlar klasik hikâye ve modern hikâyedir.

...

Alm. Geschichte, Fr. Narration, İng. Story, narration. Olmuş veya olabilecek hayat olaylarını anlatan romandan kısa edebî yazılar. Özellikleri romanın özelliklerinin aynı olmasına rağmen, onun kadar uzun olmayıp, kısadır. Bu yüzden hikayelerde olay fazla genişletilmez ve ikinci plândaki kişilere fazla yer verilmez.

Anlatımı bakımından romana benzeyen, ancak romandan daha kısa yazı türüdür.

Hikâyede olaylar genellikle yüzeyseldir. Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir ânı içinde anlatılır. Genellikle kişilerin tek yönü üzerinde ( çalışkanlık, titizlik, korkaklık vs. ) durulur. Bu da romanda aynı dönemlerde oluşmaya başlamış ve özellikle Realizm döneminde önemli bir tür haline gelmiştir.

Hikâyede tek bir olay işlenir. Olayın öncesi ve sonrasını tasarlamak okuyucuya kalmıştır. Yaşatılan şahısların çoğu uzun uzadıya tanıtılmaz. Etraflı portre çizimlerine ve karakter tahlillerine gidilmez. Çevre tek ve sınırlıdır. Ayrıca olay uzun tasvirlerle anlatılmaz. Hikâyede zaman, çok defâ son derece dar bir dilimdir. Bâzan bu sâdece bir an'dır. Hikâyenin üslûbunda güzellik, hareket ve sür'at aranır. Her cümle ve kelime olayı ilerletmelidir. Hikâyeler çoğunlukla mensurdur. Ancak manzum olanları da vardır.

Eski Yunan'da fabllar, kısa romanlar, binbir gece masalları ilk hikâyemsi örneklerdir. Batıda ilk hikâyeler İtalyan edebiyâtında Boccaccio (1313-1373)nun Dekameron adlı kitabıyla başladı. On sekizinci yüzyılda Voltaire bu türde yazmaya çalıştı. Gerçek hikâyeler ise 19. yüzyılda Fransız edebiyâtında Mauppassant (1850-1893), Rus edebiyâtında Çehov (1860-1904), Amerikan edebiyâtında O'Henry (1862-1910) gibi realistler tarafından yazıldı ve bugüne ulaştı.

Türk edebiyâtında bugünkü mânâda hikâye, 1870'lerde görülmeye başlar. Manzum yazılan "destan"lar, "destansı halk hikâyeleri" (Dede Korkut Kitabı), "halk hikâyeleri" (Tahir ile Zühre, Kerem ile Aslı, Arzu ile Kamber), Âşık Garip, Köroğlu hep birer "hikâye"dir. Ancak bu hikâyeler Batılı, modern mânâdaki hikâyelerden farklıdır. Uzun zaman romana "hikâye", hikâyeye de "küçük hikâye" denmiştir.

Ahmed Midhat'ın Kıssadan Hisse (1870), Letâif-i Rivâyât (1870-1895) kitaplarında yer alan hikâyelerinin bir kısmı yerli, bir kısmı tercümedir. Aynı yıllarda Emin Nihad, Müsâretnâme (1872-1875) kitabını yazar. Sâmipaşâzâde Sezâi'nin yazdığı Küçük Şeyler (1892) başarılı bir eser sayılır. Dönemin diğer bir hikâye yazarı da Nâbizâde Nâzım'dır.

Türk hikâyesini olgun bir seviyeye çıkaran yazar Halid Ziyâ Uşaklıgil'dir. Fransız edebiyâtından Maupassant ve Daudet'yi örnek alan Hâlid Ziyâ, yalın dili, titiz gözlemciliğiyle realist hikâyenin en güzel örneklerini verir. Edebiyât-i Cedîde'nin diğer önemli hikâyecileri arasında Hüseyin Rahmi Gürpınar, Mehmed Rauf, Ahmed Hikmet Müftüoğlu sayılabilir.

İki tür hikâye görülür. Bunlar klasik hikâye ve modern hikâyedir.

Mauppasant tarzı da denilen kilasik hikâye yukarıda anlattığımız özelliğe uyar.

Çehov tarzı denen modern hikâyede ise belli bir kişi olmadığı gibi belli olaylar da çoğu kez yoktur. Yazarın kendiyle sohbet ediyormuş gibi bir anlatımı vardır; çoğu kez birinci kişinin ağzından anlatıldığı olur.

Türk edebiyatında yine Tanzimat’la görülmeye başlanan hikâye türünde Halit Ziya, Ömer Seyfettin, Memduh Şevket, Sait Faik önemli eserler vermişlerdir.

Millî edebiyat döneminde Halide Edip Adıvar, Yâkup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Hâlid Karay ve Reşad Nuri Güntekin romancılıkla hikâyeciliği birlikte yürüttüler. Ömer Seyfeddin bu dönem hikâyeciğinin başında yer almış; Memduh Şevket Esendal ise Türk hikâyeciliğine yeni bir hava vermiştir.Cumhûriyet döneminde, hümanist akımın öncülerinden sayılan Said Fâik Abasıyanık, hikâye türünün yayılmasında etkili olmuştur.

Türk hikâyeciliğinde isim yapmış diğer yazarların başındaki; Haldun Taner, Tarık Buğra, Sevinç Çokum, Mustafa Kutlu, Râsim Özdenören gibi isimler gelmektedir.

Anahtar kelimeler

İlgili bilgiler: Hikİ¢ye Arapça Hikİ¢ye (edebiyat) Türkçe Anlam ayrım
Lütfen dikkat: Bu sayfada kırmızı ile linklenen ve iki çizgi ile altı çizilen linkler reklamdır. Bu linklere tıklanıldığında başka bir siteye yönlenirsiniz.
  Ansiklopedi tarayıcı
Güher Pekinel
Gühercile
Güherçile
Gühertaş
Gühertaş, Zara
gül
Gül (matematik)
Gül Ahmet Yiğit
Gül Baba
Gül Baba Türbesi
Gül Camii
Gül Çıray Akbaş
Gül Devrimi
Gül Erda
Gül Gölge
Gül hastalığı
Gül Hükümeti
Gül suyu
Gül Vadisi
Gül ve Haç Örgütü
Gül ve Haç Tarikatı
Gülaçar, Torul
Gülağaç
Gülağaç, Aksaray
Gülağzı, Muğla
Gülali Özbey
gülara
gülasya
gülay
Gülay Aslıtürk
Gülay Pınarbaşı
Gülay Uğurata
gülazer
Gülbaba
Gülbaba
Gülbağı, Bala
gülbahar
Gülbahar Barajı
Gülbahar Hatun
Gülbahar Hatun Camii
Gülbahce, Çemişgezek
Gülbahçe, Çarşıbaşı
Gülbahçe, İnegöl
Gülbahçe, Manisa