Episteme,
Felsefe tarihindeki genel kullanımıyla,
Felsefe Tarihi, felsefenin mantık, epistemoloji, ontoloji, etik, estetik gibi altbölümlerinden birisidir.Genel olarak felsefe derslerinin başlangıcında verilir. Bunun temel nedeni, felsefe tarihinin içeriğiyle ilintilidir.Felsefe tarihi, felsefenin ne olduğunun tanımlanmasından, çeşitli felsefe ögretilerinin tarihsel yerlerinin ve öğretisel ayrımlarının belirlenmesine, ve bu öğretilerin felsefenin alt bölümleri açısından değerlendirilip ortaya konulmasına kadar çok yönlü ve çok boyutlu bir içeri
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
bilgi anlamına gelmektedir. Felsefenin alt disiplerinden biri olan
Bilgi Os. Malumat, İlim, İrfan, Marifet, Vukuf; Fr. Connaissance, Al. Erkenntnis Kenntnis; İng. Cognition, Knowledge; İt. Cognizione, Conoscimento, Conoscenza) İnsanın, toplumsal emeğiyle meydana çıkardığı nesnel dünyanın yasalı ilişkilerinin, düşüncesinde yeniden üretimi.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Epistemoloji'de episteme kavramından gelir. Episteme ve
Felsefenin, bilişsel süreçlerin oluşumlarından ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu, sınırlarını inceleyen dalı.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
logos terimlerinin birleşiminden ortaya çıkar epistemoloji.
Platon'da episteme
Episteme bilgi anlamına gelmekle birlikte, gündelik yaşamadaki bilgi anlamıyla tam olarak örtüşmez buradaki bilgi anlamı.Özellikle
Logos sözcüğü Yunanca’da us ile kavrama anlamındadır. Ve duyguları kavrama anlamındaki pathos sözcüğü karşılığında kullanır. Kah anlamıyla ilgili olarak us ve bu usa dayanan söz, yasa, düzen, bilgi anlamlarını dile getirir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Platon'dan gelen anlamı ''doğru bilgi'' anlamındadır. Platon, bilgi sorununu değerlendirirken, iki tür bilgiden söz eder; birincisi
Doxa, yani yanlış ya da yanılsamalı bilgi, ki bunlar sanılardır ve kesin olmayan bilgilerdir ve ikincisi
Episteme, yani doğru bilgi. Buna göre, doksa duyu organlarıyla algılanan dünya, episteme ise dünyanın akılla kavranılmasıdır. Doxa'lar, bir anlamda ''eğreti bilgiler'' olarak görülür. Çünkü, gözlemlenen dünya (
phainomena) sürekli bir akış ve değişkenlik halinde bulunduğundan ve
tikelliğinden dolayı, gerçek (ya da doğru) bilginin nesnesi olamaz. Bu bilginin, yani epistemenin nesnesi değişmeyen, genel ve
tümel olandır.Platon burada akıl ve duyum ayrımından hareketle, epistemelere ulaşmanın akıl ile olanaklı olduğunu belirtir. Görünenlerin ötesindeki görünmeyen sabit gercekliklere, gözlemlenen dünyanın değişkenliğinin ardındaki değişmeyen ideaların kesin bilgisine ancak akıl yoluyla ulaşılabilir.Epistemeler burada iki başlıkta ele alınır:
bilimsel bilgi ve
ussal bilgi. Birinciler, bağıntılarla ilgilidir; ikinciler ise
idea'yla. Bu anlamda, felsefe konumu epistemelerin, yani tümellerin bilgisinin temel kaynağı olarak belirmiş olmaktadır.
Foucault'da episteme
Foucault'a gelelene kadar episteme az cok genel anlamı olan bilgi tanımlamasına bağlı olarak ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Ancak Foucault ile birlikte kavram başka bir kuramsal statüye geçer. Foucault'nun önemli çalışmalarından bir bölümü bilimler ve düşünceler tarihi ve dolayısıyla da epistemolojinin tarihi üzerinedir. Ancak Foucault bu çalışmalarını yepyeni bir perspektif ve yöntemle ("
soykütüğü" ve "
arkeoloji") geliştirir ve özellikle 17.yüzyıldan itibaren düşünüşümüzün ya da ussallığımızın ''kuruluşunu'' değerlendirir.Ona göre bu kuruluş, tek tek düşünürlerin etkileriyle olmamış, bir
dizge olarak ortaya çıkmıştır. Foucault'taki ''epistemenin'' ilk anlamı, burada kullanılan dizge anlamındadır.
Buna göre ''episteme'', verili bir tarihsel dönemdeki tüm kültürel ve düşünsel farkları kendinde belirleyen temel ''düzen'' ya da ana ''kod'' olarak açıklanabilir. Belirli bir dönemin temel kodaları ve şifrelerinden meydana gelir episteme. Bir bütün yaşantıya yön ve düzen veren kültürel şifrelerdir bunlar. Anonim düşünceler, genel kanılar, gerekli inanışlar bu kodlarla belirlenir.Bu halleriyle sözkosu şifreler, insanın söylemsel koşullarının sınırlarını belirlemesi bakımından
Kant'ın
a priorilerine benzerler. Episteme ise daha cok
Thomas Kuhn'da görülen
paradigma kavramına benzer.Foucault, buradan hareketle,
Bilginin Arkeolojisi'ni yapar, yani bilimsel söylemi belirleyen ve yapılandıran kurallar bütününü deşifre etmeye yönelir. Tarihsel gelişme içerisinde bir episteme başka bir episteme ile yer değiştirebilir; bu, önceki epistemenin kural ve formüllendirmelerinin gecersiz kılınması şeklinde ortaya çıkar. Bu nedenle Foucault,
Kelimeler ve Şeyler adlı çalışmasında, epistemeden, tarih içinde yer almış bir "alan" ve "mekan" olarak da söz eder.Bir dönemin epistemesi, o dönemin düşüncesinin yapısı olarak ortaya çıkar ve bu durum elbette bilimsel düşünce içinde böyledir. Episteme, bilincin ve bilinçdışının belirli bir dönemdeki genelliğini kapsar.
Ayrıca gözat
#
Michel Foucault
#
Epistemoloji
#
Bilgi rejimleri
#
Paradigma
#
DoxaKaynak
Felsefe Tarihi Macit Gökberk, Remzi Kitapevi.
Bilginin Arkeolojisi M.Foucault, Birey yayınları.
Kelimeler ve Şeyler M.Foucault, İmge kitapevi Kategori:Felsefe