Clement Greenberg (16 Ocak 1909 - 7 Mayıs 1994), 20. yüzyılın en etkili sanat eleştirmenlerinden olup soyut sanatın yayılmasına katkıda bulunmuştur. Özellikle
Jackson Pollock tarafından başlatılan
soyut dışavurumculuk (kendi tabiriyle ''resimsel soyutlama'') akımının savunucularından olmasıyla tanınır. Bunun yanında zamanla daha saf olduğuna inandığı geç resimsel soyutlamayı desteklemeye başlamıştır.
Kiç ('Kitsch')
Greenberg ilk olarak 1939'da yayınlanan ''Avant-garde ve Kitsch'' isimli makalesiyle ün yapmıştır. Bu makalede Greenberg
Modernist sanatın tüketim kültürüne karşı bir direnme yolu olduğunu öne sürmüş, kiç terimini popülerleştirmiştir. Modern sanat ona göre içinde bulunup anlamaya çalıştığımız dünyanın koşullarını incelemek için bir araçtı.
Pop sanatının reddedilmesi
Greenberg'in görüşüne göre
Modernizm, sürekli değişip gelişen kiç kültürüne karşı gelmek için uyum sağlamak durumundaydı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Greenberg avant-garde sanatta artık ABD'nin söz sahibi olduğunu düşünüyordu. Jackson Pollock, Willem de Kooning, Hans Hofmann, Elyssa Rundle gibi sanatçıları destekleyerek modern sanatın resim yüzeyinin düzleştirilmesine doğru gitiğini iddia ediyordu. Tüm bunlar Greenberg'ün 1960'larda ortaya çıkan
pop sanatını reddetmesine neden oldu. Greenberg, daha sonraki nesil eleştirmenlerinden
Michael Fried ve
Rosalind Krauss üzerinde de etkili olmuştur.
Geç resimsel soyutlama
Greenberg'ün görüşüne göre sanat tarihindeki tüm akımlar nihai olarak geç resimsel soyutlamaya doğru ilerlemekte idi. Buna göre bu son basamak sanatın arındırılmasıydı. Saf sanat, Greenberg'e göre, konu, sanatçının kişiliği ile bağlantılar, fırça izleri gibi öğelerden arındırlmış olmalıydı. İlüzyonlara yer verilmemeli, tuvalin iki boyutluluğu öne çıkarılmalıydı. Bu özellikleri Greenberg, geç resimsel soyutlamayı, daha önceki dönemde yaygın olan soyut dışavurumculuktan ayırmak için belirtmiştir.
Frank Stella bu görüşte sanat yapan ilk örnektir.