Bilgi rejimleri postyapısalcı felsefenin öncü isimlerinden
Michel Foucault tarafından geliştirilen ve kendi yapıtlarında kullanıma sokulmuş olan kavram.
Bir çok yerde değişik disiplinlerin bilgi odelleri sorgulanırken kullanılmış yöntemsel bir kavramlaştırmadır. "Hakikat rejimleri" olarak da ifade edilmiş ve kullanılmıştır. Foucault tarafından geliştirilen
bilme istenci,
episteme ve
bilginin arkeolojisi gibi özgül kavramların bir parçasıdır, onlarla birlikte kullanıma girer.
Bilgi rejimleri formülasyonu, bilginin her zaman
iktidar/
güç nosyaonlarıyla ilişkili olduğunu belirler ve bu ilişkiyi ortaya koymaya yönelir. Öyle ki, bilginin hem ''oluşumu'' hem ''kulllanımı'' hem de ''dolaşımı'' her zaman kaçınılmaz olarak bir rejim konusudur. Dolayısıyla, bilgiden sözedilen bir yerde sorulması gereken soruların başında, hangi ''bilgi rejiminin'' devrede olduğu ya da egemen olduğu sorusu gelmektedir. Bilgi rejimleri nosyonu, Foucault'nun kuramsal alana ikili müdahalesinin sonuçlarından biridir. Buna göre bir yanda ''bilgi'' öte yanda ''iktidar'' kavramları kökten bir değişimie uğratılır.
Böylelikle, ''nesnel'' ve ''tarafsız bilgi'' anlayışı olarak ortaya çıkmış olan ya da çıkmakta olan söylemler, bu kez de Foucault'nun kuramsal müdahalaleriyle deşifre edilmiş olunmaktadır.
Hakikat ya da bilgi, her zaman zaten bir rejim ya da iktidar konusuysa saf bilginin, yani
nesnel bilginin ve
tarafsız bilginin mümkün olabilmesi artık sözkonusu olamaz.
Tam tersine, tarafsızlıktan ve nesnel bilgiden sözedildigi yerlerde, gerçekte burada hangi ''rejimin'' devrede olduğunu ve bu yansızlık/nesnellik ifadelerinin hangi
söylemsel yapıyı gizlemeye çalıştığını anlamak gerekmektedir. Nesnellik ve tarafsızlığın, birer yanılgı oldukları Foucault’dan önce zaten bildirilmiş, ve öznenin öznelliğinin silinemeyeceği açıkca gösterilmiştir.
Bilim felsefesinin iç-tartışmalarının çoğunda da bu nokta belirli şekilde anlaşılmıştır. Bilginin tamamen
tarih-dışı ve
yorum-dışı olabilmesinin olanaksızlığı pek çok yönden gösterilmiştir. Aynı şekilde
Dil felsefesi, bunun olanaksızlığına dil düzleminde açıklık getirmiştir.
20.yüzyıl baslarında
Friedrich Nietzsche bilginin
saf akıl'ın ürünü değil güç ile doğrudan ilişkili bir kavram olduğunu sezinlemiş ve bunu açıklayan öncü düşünürlerden biri olmuştur. Foucault tüm bu gelişmelerin sonrasında
bilgi/iktidar bağlamını yeniden değerledirmiş ve bilgi yapılarını, episteme'leri deşifre etme yoluna gitmiştir. Örneğin,
bilim'in
arkeolojisini yaparak ardındaki bilgi rejimlerinin niteligini çözümlediği yapıtı bunun özgün bir örnegidir.Böylece bilimin, bilgi/iktidar düzleminde bir çözümlemesi ortaya konulmaktadır.
==Gözat==
Episteme
Paradigma
Epistemoloji